Farkındasız Farkındalık!

Geçtiğimiz zamanlarda bir seminere davetli olarak çağırılmıştım. Konuşmacıların tamamı özel hayatta tanıdıklarımdı. Bu sebeple, kimin hangi zamanlarda tribünlere oynadığını kimin ise doğal olduğunu ya da söylediklerinde ne kadar samimi oldukları benim için fazlası ile belliydi.

Bu semineri kaleme almamın en büyük sebebi, konuşmacılardan birinin “Farkındalık” üzerine atıp tutmaya başlaması oldu.

50 yaşını aşkın bir iş adamı yöresel bir şive ile konuşmaya başladı. İzleyicilerin bir kısmı bu tavrı samimi bulunca tribünlere oynayıp seminer konusundan uzaklaştıkça uzaklaştı, bazen söylediğine bir çok insan güldü bazen ise sadece kendisi…

Farkında olun ve sorgulayın diyordu sürekli. Ve insanlar onu biraz sorgulasaydı bir çok şeyi fark ederdi. Şahsen ben o kadar üstüne bastıktan sonra “evet arkadaşlar neyi fark ettiniz bu konuşmada” diye bir soru yöneltirdim illa ki…

Soru sormak istedim çok fazla ama sonra fark ettim ki, söylediğim şeyi fark etmeyecek ise söylemek ne kadar mantıklı?

Hem bazı seyirciler fazlası ile sempatik bulmuştu, herkesi kendime düşman etmeninde anlamı yoktu. İşte bana göre gerçek farkındalık buydu!

Bir ara iki arkadaşı seçip, etrafınızdakileri ne kadar tanıyorsunuz amacı ile test etmek istedi. Gençler biraz heyecanlı biraz utangaç cevap verdi o da prim yapıp tribünlere oynadı.

O an şu soruyu ve konuşmayı hazırladım ama sormadım 🙂

“Farkındalık üzerine çok fazla anlatım yaptınız. Arkadaşlara tarihleri sordunuz, peki eşiniz ile tanışma yıl dönümünüzü biliyor musunuz?

Ve şu an unutmuş bile olsanız anlattıklarınızdan dolayı, unutmamış rolü yapıp bize sunacaksınız.

Farkındalik o an işte beden dilinize göre verdiğiniz cevabın doğruluğunu tespit etmekte bile saklıdır.

Size doğru söylemiyorsunuz demiyorum sizin de dediğiniz gibi her şeyi sorguluyorum.”

Sonra konuşması biterken, moderatör seminer başlangıcında “seminer sonunda soruları toptan alacağız” diye belirtmiş olmasına rağmen kendi konuşmasını bitirdikten sonra bir kaç soru aldı. Bu farkındasızlığı bir yana o an moderatörün olayları kontrol etmesi için göstermiş olduğu çabayı ve  mahçubiyeti fark etmemesi ayrıca ironikti.

En son  şunu demek istedim…

“Sürekli her şeyi sorgulayın ve farkındalık sahibi olun dediniz.

Aslında birçok soru hazırladım ama sonra fark ettim ki, o kadar soruya gerek kalmaksızın tek bir soru hepsini kapsayacak.

Konuşmanız boyunca söylediğiniz her cümlenizin, her mimiğinizin, ses tonunuzun biz dinleyicilerin aklında oluşturduğu pozitif ve negatif izlenimlerin ne kadar farkındasınız?”

Ama önemini yitirmişti hiçbirini sormadım, sadece kendime malzeme çıkarıyordum.

Sonra kendimi onun yerine koydum.

Bu kadar ahkam kesseydim ve birisi beni söyle sıkıştırsaydı ya da sıkıştırmasınlar diye nasıl bir cümlem olurdu?

Farkındalık üzerine kitap yazsam da, her şeyin farkında olamam. Eğer ki farkında olmadığım bir şey fark ederseniz, fark ettirin lütfen…

Evet işte olay buydu!

Böylelikle, farkında olmadığımın farkında olmaları gerekiyordu. Bunun için de, bilerek mi öyle söyledim/hareket ettim yoksa bilmeyerek mi, ayrımını yapmaları gerekiyordu 🙂 Konuşmacı olmasam da, olası bir durum için farkındalıklarım fazlası ile çalışmıştı.

Geriye bunu gelip size anlatmak ve sizinde farkında olmanızı sağlamak kalmıştı.

Son olarak özet geçersek eğer;

Farkındalık, sunum, samimiyet, pazarlama iç içe olunca en doğru tribünlere oynama çıkıyor ortaya!

Ne güzel oynuyorum beeeee 😛

8 Responses to “Farkındasız Farkındalık!

  • Hiç okumadan ilk yorum benden..!:)) tesekkurler okumadim ama mutlaka guzel olmustur askimiz canimiz :)))

  • Tıpkı bir satranc gibi.

  • Yada alternatif sıyrılma cümlesi .”farkımı farketmediysen artık farketsende farketmez” kjahdkjahdad 😀 😀 ( not : ciddiye almayınız )

  • Son yıllarda ne çok kullandığımız bir kavram senin dediğin gibi kavramlar hakkında atıp tutanlar da farkındamı acaba? Eh ülkemizde 2 kitap okuyan adamlar TV’lerde veya değişik platformlarda ahkam kesip farkında olmayanlarda inanırlarsa farkındalık kavram halinde kalır…

  • Murat Tokmak (@muraadd55)
    2 sene ago

    Hayatında bir kitap okumuş bir insan her şeyi biliyorum sanar. Bütün bilgileri o kitapta bulduğunu düşünür. İkinci kitabı okuduğunda yeni bilgiler öğrendiğini görür ve ”Pek de bir şey bilmiyormuşum.” der. Cahillikten kurtulmak için çabalar. İşte farkındalık bu cümleyi kurmakta.

  • Ben yayinizi 2 gündür izlememe rağmen gayet seviyeli düzeyli bir yayın anlayışınız olduğunu ilk izlediğim dakikalarda farkına vardım yayinlarinizin devamini dilerim bence sizden öğrenecegimiz çok konu var

  • Insanesilent
    1 sene ago

    Bir prenses varmis vakti zamaninda,kral babasi tarafindan halka karisamayacagi icin okula gonderilmeyen.. prenses buyumus serpilmis .baba bir gun “kizim bugun komsu ulkenin krali seni istemeye gelecek ,onun yaninda bir kral kızı gibi yüksekten yüksekten konuş,büyük seylerden bahset ” demis..komsu ulkenin krali geldiginde prensesi cok begenmis ..tam isteme merasimi baslarken prenses bir anda sandalye uzerine çıkarak “balina,fil,aslan,kaplan,gergedan,deve !” Diye bagirivermis .bir ahmak olarak bana cok tanidik ,size cok uzak mi?yoksa farkinda olmadigin birseyler olabilir mi?one night stand mi seversin ,uzun vadeli iliskilerimi diye sorsam benim icin ne dusunursun?beni kaliba sokuyorsan, dunyama hosgeldin.. lakin 12 gun ondeyim olabilme ihtimalim var senden…benim mayinlarin uzerine basmami zevkle izleyecek bir patronum var .. sen de benim gibi patlayip kuculmeye hazirmisin?ben hazir miyim?cevaplari arkasi yarinlarin getirmesi dilegiyle…

Mrbilir için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: