Hikaye’nin Omurgası/Atası Zülal (100. Yazı)

Yarım bir tebessümle başlıyorum.

Ve tebessümüm devamında gelecek olan tüm kelimelere yazının sonuna kadar parmaklarımdan süzülürken eşlik edecek.

En sonunda ise derin bir nefese dönüşüp yüreğimde koca bir huzura dönüşecek.

İşte yarım tebessümün bendeki serüveni böyle.


Peki hikayenin atasının serüveni?

Büyümüş çocukların, yetişkinlik maskesini çıkarıp hikayemize gelmeleri…

Hepsinin bir bir ortaya çıkmasına yetecek kadar zaman bizi sırtlayan, bunca zamandır her ne yapabildi isek onun sayesinde olan, hikayenin gizli kahramanı, saygıyla baktığım kadını Zülal.

Her şey onunla başladı aslında.

Evi kiraladıktan sonra mevcut jenerasyonların büyük çoğunluğunun ortadan kaybolması ile beraber “değer verdiğim birinin hayallerine ulaşmasında yardımcı olacağım tabiki de” bakış açısı ile hikayenin omurgası oldu. Dik durmamızı ve hikayeye kirletmeden dokunacak olan ilk jenerasyonun oluşmasına ön ayak oldu.

Dokunuşlar çokça ve büyük oldukça kişinin minnet bekleme dolayısı ile kirletme ihtimali artsa bile, Zülal bu ihtimalleri parçaladı. Yayın yapmaya başladığım 3.günden itibaren beni sessizce izlemeye başlaması ve eve girdikten sonra ortaya çıkması ise ayrıca saygı duymamı sağladı. Uzaktan çocuklarını izleyen biri gibi gözlemledi ve her ihtiyaç anında kendini en öne attı. Ve sonrasında tekrar arkalara doğru usulca çekildi.

Adının geçmesini istemedi!

En önlerde görünmedi!

Birden fazla kişiden övgü aldığında sinirlendi.

Bu dünya da zor rastlanacak bir karakter değil miydi?


Şimdi biraz onunla olan diyaloğumun nasıl başladığına bakalım.

25 Ağustos 2016 tarihinde yani eve girdikten 16 gün sonra benimle ilk kez iletişime geçiyor.

Ve yaklaşık 1 ay sonra tekrar iletişime geçiyor. 23 Eylül 2016 ekran görüntülerinde her şey, herkese kanıt oluyor.

Ve 24 Eylül 2016 tarihinde itibaren WhatsApp üzerinden diyalog devam ediyor.

Ve 6 Aralık 2016 tarihinde İlk defa izleyicilerim (Çoğunluğu bugünün Tilkileri) kendi aralarında organize olup buluşma yaptılar ve o buluşma, toplantıya dönüp hikaye için bir çok karar aldılar. Ben ise hemen ona gidip teşekkür ettim…

O gün hikayenin hangi aşamada olduğu 19.Bölümümüzde yer alıyor. https://www.youtube.com/watch?v=V06FCRhFXwU

Ve daha nice sayısız anı…

Bazıları sadece bize kalmalı.

Bugün 100. Blog yazımı sana yaad etmek istedim. Ve eğer kabul edersen boşta olan, hiç kimseye vermediğim (99/100) izleyici numaralarından biri olan 100’ü de sana vermek istiyorum.

Narnia günlüklerinde ki gibi;

tılsımlı bir kapı oluşturmama yardımcı olduğun için (Kısmen Hatice’den alıntı)

Derinlerde boğulacağımız zamanlarda;

oksijen tüpünle koşacağını sayısız kere gösterdiğin için (Kısmen Hülya’dan alıntı)

Sokak çalgıcısı olarak yaptığım müzikte;

bir es olduğun için (Kısmen Ümran’dan alıntı)

Bunca şeyin içinden gelmesini sağlayan;

yüreğinin kıvrımlarını bana sunduğun için (Kısmen Günel’den alıntı)

Bu hikayenin içine fiziksel olarak girmemiş olanların;

çocukluk albümünde yer aldığın için (Kısmen Yağmur’dan alıntı)

Ve her düştüğümde;

tanıdığım bir el uzattığın için (Kısmen Şule’den alıntı)

Yarım tebessümle bakıyorum sana. Ve her öyle baktığımda anlamıyormuş gibi ama aslında duygularını belli edemediğin için bakıyorsun ya bana.

İşte o suskunluklar kadar çoksun bende.

Hiç eksilme.

Bu hikaye gideceği her yerde,

Seni yaad edecek bir şekilde.

Yüzümüzdeki bu şapşallığın ve çocukluğun buruş buruş olduğu yıllarda da devam etmesi dileği ile.

Canın Halil KILIÇ’tan dostuna sevgilerle…

Not: Fotoğraf 1 Ocak 2017 yılbaşı sabahına aittir. Ve yazı aşırı duygu içerdiği için tebessümle noktalanması için seçilmiştir. Hikayenin omurgası kızdı ise yazıyı yazan kuzenimin “tez kellesi vurula” emri hemen verilecektir 🙂 

Dipnot: Bu yazı 100. yazımın anısına Zülal Ç. için yazılmıştır.

 

 

29 Responses to “Hikaye’nin Omurgası/Atası Zülal (100. Yazı)

  • Hatice ÇETİN
    11 ay ago

    nasıl da seyahat ettirdin geçmişte 🙂
    her bi anıyı, duyguyu boğmadan kelimelerinle aynı bi nakkaş edasıyla ilmek ilmek işlemişsin yine..
    varlığı için Zülal’e, varolanları koruduğun için sana çokça teşekkürler Sayın Kılıç..

  • Duyguların beni ele geçirdiği bir gün …
    ilk gördüğüm de kırk yıllık arkadaş gibi hissettiren zülalim . isminin anlamı gibi saf , temiz su gibi olanım. hülyacımın nidasıyla Atamız
    insanın elleri boşlukta kaldığı günler de yüreğinin tutunduğu bir yer bulmak..
    o yerin içinde her anın farklılıkları ile herşeyi yeniden keşfetmek.
    doğmak
    büyümek
    yaşamak …
    hayallere el uzatan eller görmek.
    çıkarsız sevmek
    biz olmayı geçip
    benlikleri silmek ….
    işte öyle bir şey….
    dedim ya kelimeler duygular beni ele geçirdi diye
    tutsak olmaya razıydım ben bu esarette
    sevgi ile bağlanan yürekleri görünce…

  • Sa as Nasıl bir yorum yapacağımı bilemedim aslında!!
    Ama sunu merak ediyorum sayın kılıç akıl odalarınızda zülal in yerini.
    Akıl odalarında katlar olsaydı kaç katlı olurdu zülal ve onun gibileri kaçıncı katmanda konaklardı.
    Yazılarını büyük bir iştahla bekliyorum 1000 ,inci yazını görme umuduyla sen benim apo abimsin

  • Lady KonTeS
    11 ay ago

    Gerçek dostlar yıldızlar gibidir derler, onları her zaman göremezsiniz ancak karanlık çöktüğünde ilk onlar görünürler. İşte bu cümlenin hakkını veren, hikayenin büyüyüp bugünlere, bizlere ulaşmasını sağlayan, zor günlerde bir yıldız gibi parlayan Zülal’e, ismi gibi saf ve tertemiz bir şekilde yüreklere sızan Zülal’ e sonsuz teşekkürler. Bu zevki tatmamıza, hikayeyi keşfetmemize neden olduğun için.
    “Luna” ticim’e de böylesi bir yıldız yakışırdı zaten..
    Duygulanmamak mümkün değil.

  • Yagmuryertutan
    11 ay ago

    Bu hikaye düğümlüyor bazen bazı şeyleri. Bol irinli acı veren yaraların birden patlamasında var olan rahatlama gibi çok fazla patlama yaratıyor ve ufuk açıyor ama bazen bazı şeyleri düğümlüyor. Boğazım düğümlü şimdi, hissettiklerimi kelimelere dökmeye çalışırken.
    Zülal..
    Hikayenin omurgası..
    Şu an burada bütün hissettiklerimi, deneyimlediklerimi, öğrendiklerimi yaşamamda uçsuz bucaksız katkısı olan kadın..
    Fotoğraf albümüm ilk sayfaları..
    Hayalleri gerçek olsun diye bir adamın, pamuksu dokusunu hissettiğim yüreğini ortaya koyuşun için teşekkürler.
    Yaşadıklarımı yaşıyor oluşumda ki yerin için teşekkürler.
    Ben rastlamadan önce bu hikayeye rastladığın, sırtlandığın ve dikleştirdiğin için teşekkürler.
    Daha kaç kadını iliklerime kadar benimsememe vesile olacak bu hikaye bilmiyorum.
    Ama içimden bir ses fısıldıyor, “Teşekkür” ettiğim şeyler arttıkça, hikayenin doğru yolunda, her bir omurga halkası adım adım sabitlenerek, “İstediğimiz yer”e bir kaplumbağanın sırtında ya da bir kuşun kanadında öyle ya da böyle gidiyoruz.
    Sırf bu yüzden bile üzerine alınacak herşeye ve herkese “Teşekkürler”

  • Ben kimim ki bu hikayede soylemistim bahce kapisindayim daha misafir dahi degilim.Kapidan gordum ev temiz ,asiri temiz icerden muhtesem leziz kokular geliyor masa kurulmus icerdeki yasayanlar giydirilmis suslenmis.Bakiyorum kim bu evi toparlayan boyle mukemmel yapan kendini gostermiyo magrur ,gozleri sevgi dolu,yuregi sicak sevgisi evin disina tasmis sınırı yok terbiye ve ahlaki duruşuyla devlesiyor onun icin onemli olan sadece cocuklari mutlu mu herseyi onlar icin yapmis mi tamam kendisi yemesede giymesede olur onun dunyevi ihtiyaci yok ruhen oyle doymus ki,sonsuz mutlulukta kendisi .Zülal Hanim daki annelik, ablalik, kardeslik vasiflari bu dunyada erisilmiyecek hedefe ulasmis.Herseyi bir kenara atin utangacligi ,mütevaziligi ben degil biz biz dahi degil siz dusuncesi kendisinde oldugu surece fiziken ruhen dokundugu karanlik beyaza donusmesse dünya tersine dönsün sonsuz tesekkurler ve saygilar kendisine lunaticim olmasaydi ve kendisi bütünüyle dokuasaydu suan biz yoktuk …

  • Sanırım hikayedeki “ATA” isminin Zülal’e verilmesi tam isabet olmuş. Benim dönemimden olup benim bile fark edemediğim yüreği güzel bir kadının varlığını eve gelip senin kadar olmasada yaşadıgımız bir kaç zorlugun giderilmesi sonucunda öğrendim. Hakkinda çok tespit kastık çünkü çok büyük ve sık dokunuyordu. Hakkinda bu kadar cok tespit kastigim kadini icten ice seviyordum ve merak ediyordum. Birgün görecegim umuduyla gecistirirken, kendi jenarasyonununu neden yasamiyor diyr dusunceler geciyordu kafamdan nitekim hepsinin bir cevabi olmaliydi. Zülal baskalasmisti artik yok gibi gorunup aslinda evin icinde en cok olan ve kiymetli olandi benim icin. Bir istanbul maceramdi onu gormek istedim ve onunda beni gormek istedigini isittim. Bu beni sevindirdi uzak kalip icten ice beni nasil sevdigini ve hikayeye aslinda tespit kastigimdan cok bagliligi ise etkiledi. Zamanla ona Ata dendi aslinda başta kulaga komik gibi gelen bu isimlendirmenin anlami cok buyuktu ve kişiye yakışır oldu. Şimdilerde ise hem hayatimda hem yayinda hemde dedeler olan jenarasyonumda iyiki dedigim degerli insanlardan biri oldu. Oda bize dokundu bir anne gibi icsellestirip düsündü. Elini önce kalbine sonra sen Halil Kilic’a ve bizim kalbimize koydu. Fazla iyi dinledi senin deyiminle belkide en uslu olan o oldu. Iyiki oldu bizim oldu. Atamiz Zulalimiz biricigimiz oldu. bizler bu yazinla nerelere gidip geldiysek sen bir okadar orada kalacaksin senin duygularini anlayamayiz fakat seninle bu duygulara birebir sahit olup paylastigim icinde ayri bir şanslı olduğumu düşünerek yazima son veriyorum. Hepinizi seviyorum bana bu güzel aileyi kattigin icinde sana ayrica tesekkur ediyorum iyiki varsin her zaman bıdıladığım gibi YÜREĞINI SEVDIGIM YÜREGI GÜZEL ADAM

  • Hickimse
    11 ay ago

    Bu bitenin değil yitenin hikayesidir. Biraz sen ekledik üstüne. Firindan yeni çıkmış kek kadar güzel koktu bu hikaye. Eskiciden alınmış mutluluk temennileri gibi. Ay’ın görünmeyen yüzü kadar bilinmezdi, ama çok merak uyandıran. Herkes ayak basamazdı ama hayalinde ufakca dokunabilirdi. Ben kim miyim ? Soluduğu oksijeni karbondioksite çevirme işlemini hunharca gerçeklestiren etkisiz elemanım. Ama dünyada iyi insanları görmekte güzel. Belki de sert rüzgarlarin savurdugu yaprakların çarptığı, camina kar tanelerinin vurduğu bir ormancı klubesinin yosunlu duvar dibinde beyhude bir şekilde geçirmeliyiz hikayenin geri kalanını…

  • Crazy age
    11 ay ago

    Bir Anne yeni dogan bebegini nasil gozunden sakinir ince ince ilmik ilmik sadece sevgisiyle icsel gudusuyle buyuturse zulal arkadasimizda ayni ozeni gostermektedir ve bundandirki ona ana/ata yakistirmasi tam yerinde bir yakistirma olmustur. Emegine yuregine saglik guzel insan. En buyuk kahramanlar adi tarih kitaplarinda yer almayan sessiz kahramanlardir. ❤

  • Mustafa
    11 ay ago

    Yoruma nereden nasıl başlayacağımı bilmiyorum.Türkçe öğretmenim sayesinde noktalama işaretleri nerede kullanılır bilmediğim den yazmayı unutmuşum
    Düşündüğüm projeler kendim için küçük hedeflerim var hedeflerimi neden büyültemiyorum derken lunaticim ailesi nin içinde buldum kendimi
    Projelerimi büyültemesemde büyüyen projenin saç teli olmak güzel yeterince vitamin verebilirsen saç telinin altındaki daha fazla üretecek tir

  • Ne denmeliydi , nasıl başlanmalıydı söze bilinemedi …
    ( Sadece bu cümleyi yazabilmek bile 15 dakikasını aldı .. )
    Tam bu anda bir cümle çıktı yayıncının ağzından ;
    – Bu hikaye bir daha öyle birini tanıyabilir mi bilemiyorum ..

    Çok klişe başlıyorum ;
    OLMASAYDIN OLMAZDIK .
    Hikayeye geç kalınmışlığım konusunda bir çok keşkelerim varken şu an bir yenisi daha eklendi ..
    Tıkandığım , kelimelerin yetmediği anlardan birini yaşıyorum yeniden ..
    Halbuki çok kolay benim için yazmak ..
    Derin derin nefesler alıyorum boğulur gibi ..
    Tam aksidir halbuki boğulurken nefes almaya ihtiyaç duyar insan ..
    O kadar duygu yüklüyüm ki şu anda titriyor ellerim ..
    O kadar çok hak ediyorsun ki aslında uzun uzun yazmayı uzun uzun anlatmayı , kendime kızıyorum çok sıradan oluyor bu yazııııı ……..
    Bir çok hissedilenden kesitler yazabilirim ama yeter mi ?
    Bir dizi övgüler yazabilirim ama yeter mi ?
    Bir başarmışlık öyküsüne adım atmada yaşattığın heyecanı tarif edebilirmiyim kelimeler ile ?

    Tutuldum .. Çok duraksadım .. Kalakaldım ..
    Bu yorumu hak ettiğinden çok daha az yazabildiğim için öncesinde özür diliyor, sonrasında ise yaşamama , hissetmeme sebep olan bu hikayeye varlığın ile şeref kattığın, katkıların , içtenliğin , samimiyetin , her .. her şey için sonsuz teşekkürler ediyorum ..
    ATA’cım .. Konuşmadan anlaşanlarda ve yazamayanlarda bu gün ben’i anlayacağını biliyorum ..
    Varlığımız , varlığının sebebi ..

  • Biriiii
    11 ay ago

    Ahh Zülal nasıl nadirsin sen öyle…
    Tam ümidi kesiyorum herşeyden siz çıkıyorsunuz her defasında karşıma ve hatırlatıyorsunuz bazı değerlerin hala yaşadığını ne kadar kıymetli olduğunu…
    Sizler bize son kalanlarsınız iyiki varsınız iyiki varsın sayın Kılıç.

  • Yasemin Özarslan
    11 ay ago

    Yayına geldiğim günden bugüne anlıyorum ki hikayenin derinlikleri her gün artıyor.. Ben çok fazla cümle kuramıyorum.. içimdekileri ah bi aktarsam.. Bu kadar derinden hissedip anlatamamak çok zor.. Ali ata bak ! Cümlesinde Ali başka yerde at başka yerde ben sadece bakıyorum, yan yana nasıl gelir bilmiyorum.. Ama içimdeki bu kıpırtılar beni yavaş yavaş dile getirecek biliyorum.. Evet bunu da sizinle öğreneceğim.. Bu hissettiklerim basit değil.. Çok güçlü.. Kendimi keşfediyorum, çıkaracağım gün yüzüne..

  • Barış
    11 ay ago

    Belki içimden geçenleri süslü bir şekilde söyleyemem ama böyle bir hikaye oluşturma düşüncesi içerisinde bir yola çıkan Halil abimi ve bu hikayeyi ciddiye alarak gelişmesinde emek harcayan, ömrünü adayan tüm herkesi ayrıca “bu hikayenin gizli kahramanı olan Zülal ablaya” verdikleri emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu yazının Zülal ablaya yazılması çok güzel, derin duygulu, içten ve yüreğimizi ısıtan ve bizleri de “yeni jenarasyonu” hikayeye daha çok bağlanmamız için, bir üst seviyeye çıkmamız gerektiğini hissettiren bir mükemmel bir farkındalık yazısı olmuş. Bu hikayede, bizlerin yürek birlikteliği içerisinde ve yüreği güzel hikayeye yakışır yeni insanlar tanıyabilmemiz açısından sürekliliğini temenni ederim… Yazımda büyüklerime saygısızlık ettiğim biyer varsa şimdiden özür dilerim. Yüreği güzel insanlara selam olsun.

  • Ismail Eligül
    11 ay ago

    Tarih olaylari yazar, kahramanlar ise tarih yazar…Anladigim kadariyla Zülal’de bu hikayede tarih yazmis, hem de bazı kahramanlarin tarihe karistigi bir dönemde…
    Iyiki varsin Zülal…
    Ismail

  • klcmehmet06
    11 ay ago

    Ben hiç beceremem yazı yazmayı, belkide bu hikayede anlamadım noktalar varsa bunlardan birincisi bu:) Bu yazıyı okuduktan sonra aklımda iki şey belirdi ; birincisi, Ata gibi ağır bir nickname Zülal’e verilmiş olması çünkü baktığın zaman tarihte şöyle derler: Türklerin atası, İngilizlerin atası vs.. ilk görünüşte benzerlik görünmüyor gibi görünüyor ama aklımdakileri ifade etmeye çalışayım:) Eğer bizim atamız olmasaydı biz belki farklı kimliklerde farklı yerlerde olacaktık bu tarihsel bir gerçek ve işin acı tarafına belkide 100 yıl 200 yıl öncesindeki olayları bu denli değerlendiremeyip hayatımız farklı şekilde ilerleyecektik belkide,aslında bu belkideyi açmak lazım ben Halil abiyi tanımadan önce bu ^belkide^ kelimesini cümlenin sonuna iliştirmezdim.( küçükte olsa farklı durumlar için oran vardır:)) tespit kasma tespit kuramı:D ). Neyse konumuza geri dönelim:) Eğer Zühal bugünkü nickname Osmanlıcasını unuttum yayında söylüyorlardı ama :)) yani ATA kelimesinin anlamındaki gibi davranmasaydı belkide Halil dayanamayıp memleketine geri dönecekti bugünkü tilkiler mirketler yeni jenerasyonlar sonra yeni jenerasyonlar ve sonra ve sonra.. ve son olarak da dedeler:)) diye birileri olmacaktı. Aslında olacaktık ama aynı pencereden baktığımızı bilmeye bilirdik. Sözlerimin başında iki şey anımsadım demiştim ya; ikincisi de şu bu Halil abinin sözü; sen izleyici olsan bu projede ne yaparsın diye sormuştum o da bana bu projede öyle biyerde olurdum ki ben olmasam yürümezdi demişti.. sevgi ve çok saygılarımla Atacım..Not bu siteye bıraktığım ikinci yazı:))

  • Hulyaaunall
    11 ay ago

    ANNE YARISI GİBİ…Zülal….

    Ahhhhh Ata’cım…

    Bir gün senide kelimelere hapsedeceğimi biliyordum ama nasıl ne şekilde olacağı hakkında sadece
    kasılan tespitler vardı, ama en kuvvetlisi buydu 🙂

    Sende Apo, bende Halil olan “Hakkını bilsek verir miydik sanki?” blog yazısına sahip çıkarcasına
    hakkını bilmiş ve ne güzel de vermiş… Adalet terazisi şaşmayan insan teşekkürler..

    Yazmaya başladığımda ne yazacağımı bilmiyordum ama özel bir kadın için yazdığımı biliyordum.

    Ben bu mucizeye denk geldiğimde bebek 3 aylık olmuştu bile, anne sütüyle beslenme ve bağışıklığını
    güçlendirme evresine girmişti.

    Ama sen öyle mi?

    Canın dostunun ilk zamanlarından başlayan tabiri caizse bekarlık hayatından evlilik hayatına bir
    serüven gibi seninkisi/sizinkisi şöyle ki..

    İlk zamanlarında gezip, tozup, eğlenip hayatının tadını çıkararak geçirdiğiniz bir gençlik döneminden
    sonra;

    Bir gün dostun; adı hayal olana aşık olduğunu, onu çok çok sevdiğini hatta kalan ömrünü onunla
    paylaşacak kadar kendini feda edebileceğini söyledi.

    Kararında onu destekleyerek nişanından, düğününe her evresinde onunla birlikteydin en ön saflarda
    yer aldın hep baktığı yönde sende vardın..

    Derken; EV’lendi zaman geçti ve müjdeli haberi paylaştı hamileydi  büyük bir fikre büyük bir
    düşünceye gebeydi artık. Doğduğunda adı PERSİCOPE EVİ olacaktı.

    Sen öyle bir yerdeydin ki Anne Yarısı gibi..

    Hamilelik zor bir dönemdi midesi bulandı lavaboya koştun onunla, aş erdi en güzel meyveleri buldun
    ona, kilo alıp ağırlaşmaya başladığında kolunun altına girip yükünü omuzladın yeri geldiğinde, doğum
    sancıları çekerken elinden tutan sen oldun bebeğini kucağına veren kokusu almasını sağlayandın sen..
    Bebek doğdu..
    -Hastalandı doktor parasını çıkardın gerekirse (kira)

    – süt içecek biberonu yoktu sen gelene kadar (cezve ,tencere ve kettle)

    -üstünü pisletiyordu mis kokmalı dedin (çamaşır makinesi)

    -oyuncaklarını dağıtıyordu bir yerde toplanmalı dedin (kitaplık)

    -ayaklarını yere basıp üşütsün istemedin (halı)

    -legoları ile rahat oynamalıydı(sehpa)

    -karanlıkta korkmamalı (lambader)

    -uyurken ağlarsa diye telsizi olmalıydı duyman için (samsung s7)

    Ve annesinin arada mola saatlerinde manzarayı seyredip rahatlaması gerekirdi (anastasia)

    Senin sayende hayata tutundu yerini sabitledi hiç sökülmeyecekçesine ve bireyliğini ilan etti..
    Senide atası bildi..

    Ahhh… Ya sen gibi biri, sen olmasaydın ? düşünülmek bile istenmeyen seçenek bu…

    Buraya kadarı hikayedeki yerin şimdi sıra bendekinde..

    AHH! seni ilk gördüğüm asansör önündeki halim geldi aklıma ozamana kadar ulaşılmazdın
    gözlerinle temas edince gözlerim boynuna atlayışım
    İlk seferinde tesadüf değildi..

    Zülal her zaman önünde ayın tutulmasına izin verip arkada kalmaya razı güneş gibi, hiç doğmayacak
    olma ihtimalini bile kabul ederek belki de..

    Farkındalık, hümanistlik, cinsiyetsizlik, beklentisizlik, istemenin gerekliliklerini mi? arıyorsunuz hepsi
    onda..

    Bir kere yakalarsanız telinden, o zaman anlarsınız dilinden…

    Dolaştığımda çözenim, daldığımda boynumdan tutup çekenim, mutluluğumda benden daha çok
    sevinenim EN’im canım benim..

    Dostluğunu bana açtığın, her şartta tarafsız olduğun, sonsuz dürüstlüğün, o kocaman kocaman kalbin
    ve buzdağından daha buzdağı duygusallığını benimle paylaştığın için teşekkürler..

    Sığındığım limanım, yağmurda şemsiyem, denizde can simidim ve yangında suyum..

    Demem o ki omurga ol sen hep bize, aksi halde beyinde, damarda , kalpte, kolda, bacakta tüm beden
    de hükümsüzdür sen olmazsan..

    Yüreğimden gelenlerle sevgiler…

  • insanesilent
    11 ay ago

    saat 23 :36

    Ve yine kelimeler tıkanmısken bu sefer suskunluklarımı kelimelere dokmek icin gırtlagımdaki yumruyu sokup cıkartabilecek , kalbimdeki yangına bezin dokecek kadar acımasızca davranacagım kendime , bu sefer beni yak demeden zippoyu ben cakıyorum kendime SEVGILI HALIL KILIC … cunku o kadar derindeyim ki bu sefer , ilkimi vermek istiyorum , her bir hucremde hissettiklerim bu kadar dolmusken susmak yerine konusmayı hakedecek kadar kıymetli bir INSAN ATAMIZ icin yazılacakları bugun yazmalıydım …
    soyle bir konusma gecmişti yayındayken ; diliyorum , ümit ediyorum ne kadar kıymetli ,özel ve benzersiz bir omurgamız oldugunu yetmese de harfler anlatabildikce dokecegim size… ve tabiki kızacagını bilerek bana 🙂

    ben : atamız geldi ; hepimiz onun sayesinde bu hikayeye katılıyoruz telefon ve hat zulalcigimizin dokunusu , bilmelisiniz ….
    irenkli: ama boyle yapınca … 🙂
    ben : ama bilmeliler ne kadar ozel oldugunu , bunun anlamını anlamalılar … senin kim oldugunu bilmeliler…
    irenkli : hikaye icin gerekiyorsa tamam ozaman …

    HIKAYE ICIN GEREKIYORSA TAMAM OZAMAN … kelimelerin bittigi yerdir burası …

    Hep dedim hikayenin icindeki insanlar o kadar ozel,o kadar kıymeli,o kadar vasiflı ve bambaska bir dunyadan ki , bunca seyi yapmıslar VE ne yapabiliriz diye düsünmedigimiz her an itiraf ediyorum ki ilk once zülale ATAMIZA ihanet gibi , omurgamıza tekme gibi geliyor , canım yanıyor , boguluyorum … O yüzden her yeni gün +1 daha icin dolup dolup tasıyorum engin denizlere, maviliklere …

    yazıp yazıp sildiklerim var suan ,olur da hadsizce kelimelere dokunurum da , zülale caglamalarım yerini bogmalara birakır diye …
    Ne yaparsak yapalım karsılıgını veremeyecegimizi bilsem de , beklentisiz gelmenin en saf , en temiz , en insan halini susa susa tokat gibi yuzumuze carpan , fıtratına yenilmeyen en kıymetli evrensel insan … İYİ KI DOGDUN …

    ve son olarak 23/10/2014 20:02 herdaim , heran !!!!!!

  • Bazi kelimeler cok uzun olmasina ragmen bir anlam ifade etmez iken bazi zamanlarda ufacik, kisacik kelimeler cok sey ifade ettigini birkez daha hatirlamis olduk ATA ile..

    Ister omurga densin, ister bir evin ana diregi, ister bir yapbozun onemli bir parcasi, ister bir hikayenin bas kahramani yinede yetmez kendisini anlatmaya yetecek olan betimlemelerim..

    Zulali ne kadar uzaktanda tanisam gunes misali yoklugunda bile hala etkisini hissetirebilen bir insan ! Bir pencereden disariya bakar gibi hikayenin butunune baktigimda varolusun en buyuk sebeplerinden biri kendisi.. Golgelerde saklanan her an ihtiyac duyuldugunda cikan 🙂

    Cok cok uzun yazmak isterdim lakin benden cikanda bu kadar 🙂

    Bir tesekkuru kendi adima bor bilirim ve sana cok cok tesekkur ederim.. Yuregi ve dusuncesi guzel kadin.

  • Songül (bayanpsikolog)
    11 ay ago

    Pek cümle kurma konusunda iyi değilimdir. Fakat bu yazıya kurulacak cümleleri tek tek özenle seçiyorum ki bu kadar özel bir insana yakışsın.
    Daha yeni tanışmışken hepimizin geriye kalan ömrünün çocukluk arkadaşı olmamıza bu kadar yardımcı olduğun için ilk sana, sonra da böyle şahane bir ev yaratmana hiçbir karşılık beklemeden saf ve temiz duygularla ilk adımını attığı için zülal ablaya çok teşekkür ediyorum.
    Aynı zamanda da senin sayende hayatımızda güzel insanlar ve anılar biriktiriyoruz.
    Buna ayrıca ve özel teşekkür ediyorum.

  • Berk Atli
    11 ay ago

    Gözyaşı.. Önce yazıyı ve sonrasında o güzel insanların yorumlarını okudum ve söyleyeceğim ilk kelime, yeni doğmuş bir bebeğin ağzından duyulması istenen o ilk kelime (anne-baba) kadar özel ve derinden benim için.. Gözyaşı.. Evet halihazırda bu hikayeyi uzun zamandır bilen fakat son zamanlarda içerisinde kendini daha ait hisseden ve gösteren biri olarak; gördüklerim, bildiklerim, hissettiklerim ve üzerine bu dokunaklı yazı döktü bu gözyaşını.. Dokundurayım.. Gözümden değil gönlümden düşen bir gözyaşı bu.. Akıp giden değil, aktıkça içini ferahlatan, için ferahladıkça önünü aydınlatan bir gözyaşı bu.. Her ne kadar kendini tanıyıp bilmesem de, bende bu güzel hikayenin ( hikaye değil destan olacak umuyorum ) bu kadar can alıcı noktalarında, kritik ihtiyaçlarını maddi bakış açısıyla söylemiyorum, manevi katkısıyla bugünlere gelmesinde katkı sağlayan Zülal’e bende Yağmur gibi bir teşekkür borcu hissettim.. Teşekkürler güzel yürekli kadın.. Ve eminim; ufak ama sağlam adımlarla da olsa, bu güzel yürekler bir gün o gemiyi tekrar limana yanaştıracaklar..

  • warmreds
    11 ay ago

    Vakti zamanında birileri dinletinin keyfini çıkarırken, biri de ince düşünüp koca yüreği ile elini taşın altına koymuş en masum haliyle..
    Kirletmeden, sevgiyle , şefkatle…

    Yazışmaları okuyunca bir kez daha hak veriyorum, bu sıfatın içini nasılda doldurduğunu !
    Çokta övülmek istemez halbuki, bir o kadar da mütevazi.

    İstanbul buluşmasında tanışma fırsatım oldu, hiç beklemediğim kadar sıcak ve daha önce birçok kez tanışmış gibiydik..

    Survivor da değiliz tabiki ama,
    Şayet bu hikaye bir yarışma (survivor) olsaydı eğer,
    Başlangıçtaki varlığı en büyük ödülümüzdü belkide!

    Hikaye de kocaman bir iz bıraktığı aşikar, bu vesile ile tekrar tekrar teşekkürler ATA Zülal

  • Gönül
    11 ay ago

    Klip ve müzik birbiriyle nasılda uyumlu. İzlerken ve okurken hissettiklerimi buraya eksiksiz aktarabilmeyi çok isterdim. Artık yapabildiğim kadarıyla idare edin..Klipte izlediklerimden yola çıkarak anlatmaya çalışacağım.. Çocuğunu kollarıyla saran, koruyup kollayan, destekleyen bir anne ..Yumuşacık, sevecen, şefkatli ve huzurlu. Zarar gelmesin diye sürekli çevresinde .Arada kendi başına bırakıp uzaklaşsada yardıma ihtiyacı olduğunda hemen yanıbaşında…Tıpkı Zülal gibi…Hikayenin başlamasına, büyümesine destek veren, öncülük eden Atamız gibi:) O olmasaydı hikaye buralara gelirmiydi bende hep bir soru işareti. İlerleyen yıllarda nerede oluruz bilinmez ama senin ismin bu hikayede her zaman olacak.İyiki varsın Zülal…

  • Zülal Ç.
    11 ay ago

    Proteinle dolup taşmış burası.Ne de seversin duygulara boşalmayı..
    Siteye ilk kez yorum yazmama vesile olan samimiyet dolu cümlelerinize ve hissettirdiklerinize teşekkür etmek istemiyorum!Evet,evet istemiyorum!Bir teşekkür bu duygu yoğunluğuna yeter mi?Ne yazsam hep eksik kalacak sanki..Yoğun karmaşadan, saf sadelik çıkaracağımı düşünenler bu yazıyı terk etsin lütfen! 🙂 (Apo’dan alıntı)

    Arzum;bir çocuğun hayaline destek olmak,gözlerinde o mutluluğu görebilmek iken nereden bilebilirdim ki o çocuğun ve arkadaşlarının hayatıma bu kadar dokunacağını..
    Nereden bilebilirdim ki o çocuğun dostum olacağını..
    Nereden bilebilirdim ki anlaşılmanın tadını..
    Sayende beklentisiz çıktığım bu yolda öyle kıymetli hazinelerle karşılaşıyorum ki bunun için sana minnettarım çocuk.
    Farkındalık sahibi, iyi yanlarını koruyan,seni daha çok anlayan ve kirletmeden oynayacak nice arkadaşlarının olması en büyük temennim.
    Doğdun,emekledin ve yürüyorsun artık..
    Karşına çıkacak tehlikeler de her geçen gün senin gibi büyüyor.
    Bunun tedirginliğini ya da hüznünü gözlerinde görmeyeceğim.
    Ben hep buralarda olacağım,unutma.
    Sevgilerimle..

  • OkanZTRK
    11 ay ago

    Ah zülal ah.
    Zor zamanlarında Halil’in elinden tutan koca yürekli, güzel insan 🙂 Ne kadar da güzelsin, ne kadar güzel saf bir yüreğe sahipsin.

    Çok daha iyi anlıyorum o küçük bebeğin büyümesi,yürümesi yetişkin bir çocuk haline gelmesi sürecindeki karşılık beklemeksizin yapmış olduğun katkılarının ciddiyetini. Bu çocuk emekliyordu, geldin elinden tuttun ta ki yalnız başına ilk adımını atana dek. Sonra durdun mu? Hayırrr. Bizler uyuyorken sen hala daha geceleri kalkıp beşiğinde kontrol ediyordun.. Sokakta oyun oynuyorken köşe başlarında varlığını hissettirmeksizin gözetliyordun.. Eminim devam da edeceksin 🙂

    Seninle tanışmama vesile olan bu hikaye için attığın her adım adına ne kadar teşekkür etsem azdır..

    Sahiplenmek eyleminin vücut bulmuş hali olan kadın 🙂 İyi yanımızdasın, iyi ki aramızdasın.

  • Çırak(Hala duygusuz olan :D )
    11 ay ago

    Bu tür duygusal yazılarını pek sevmem hatta okumam bile.Çünkü sıkılırım,beni etkilemez. Ama bugün bu yazını okuduktan sonra “duygusuz çırak” olarak adım çıkmasına rağmen; beraber geçirdiğimiz o 4 güne daldım,duygulandım… Anlaşılan kuş bu defa sağlam taşa çarptı :’)
    Her ne kadar bu yorum beni tam olarak ifade ve tatmin etmese de; atamıza, Zülalciğime kucak dolusu sevgilerle…

  • Tüm enerjisini eve saklamış biri var…
    Şifreleri sağlam,kolay açılamayan
    Filtreleri bambaşka çalışan
    100 numarayı alan.

    Bir hikaye var keşfetmeye çalıştığım
    Bir adam var her gece anlamaya odaklandığım
    Bir köşe var raflarındakilere meraklandığım
    Bağlantılar,taze kanlar,videolar,blogdaki yazılar…
    Dizginlemek istemediğim heyecanlar
    Dokunuşlarrr ,dokunuşlarrr
    Bir yayın var sitemlerle dolu
    Elimin kolumun o an bağlı olduğu
    Yoksa bu hikaye daha başlarında sona mı yaklaşıyordu?
    Terk etmek güçtü yayını…yanını..
    ”Gönül rahatlığıyla gidebilir miyim?’ ‘izni alındı
    ”Rahat ol sen taze kan” diyerek yanıtlandı
    İşte bu rahatlığı sağlayan, O 100 numaralı kadındı
    Rehavete kapılmalı mıydı? Hayır tabi ki
    O elinden geleni yaptı ve yapıyor ise sıra bizdeydi
    Bu hikayede taze kan olmak,omurga olmaktan daha değersiz değildi
    Özeti: İçinden ve elinden gelebilmesi…

    ve Zülalime ,araçtaki öğrencinin bakış açısıyla ”Sen çok önceden dokunmuşsun da….”demek istedim nedense..
    Sevgilerle..

  • Tok bir insan , tok bir kadin, tok göz ve tok bir ses 🙂
    Bu kadar tok bir insanin ilerde bir cok insanin acliklarini doyurmasina vesile olmada bir start noktasi olmasi mantik siralamasini bozmuyor aslinda.
    Peki..
    Özlenecek gecmisin senaristinin kamera önunun zenginlesmesini ekipmanlariyla saglayan , kamera arkasinin en basic ,salt hali desem?
    iste bu an vucudun ilk bir kac dakika ile farkindaliga olan tepki hali – suskunluk.
    365. gunu bu gun yasanan siradan bir gun kovalamiyor bir dönum ani olup onunla uzlasiyor ise bu bir yildönumu olmuş , aradaki gunler yasanmislikla dolmus demektir.
    Kazanilan arkadasliklar , narin kalpler , gunumuzde neredeyse utopik kavram olmaya dogru giden ilk bir saatin sonunda bile kazanila bilen guven..
    Cocukken abimin 14. dogum gununde ona bir buket cicek almistim. Hediyemi gorunce bir az kizgin ve şaskin bakislariyla bana cicek mi aldin yoksa ? – demesinin ardindan
    -Bu gun senin dogum gunun evet , ama bu gunun bir ozelligi daha var. Senin dogulmanla bir kadin bu gun Anne oldu ilk kez.
    ve bu cicekleri sana Anneye bu gun anne olusu sebebile kutlamancin aldim – demistim. ve gelenek haline getirdik bunu.
    Kisacasi..
    27 ekim, yildonumu benim, ciceklerse senin Zulalcim.
    ve bu gelenek burada da gecerli sanki herkescin.
    Bu hikaye ne kadar uzak yollar kat ederse etsin her kes icin baslangic noktasina – start noktasina gitmek isminin telafuzu kadar, kisa yol .

    *27 ekim 100. blog yazisina denk gelecegini tahmin ettigimden baska bir yazi yazmistim,mevzu Zulal olunca kaldirdim onu bir kenara 🙂
    Yildonumu kutlama kadehimi aldim elime , ve hepinize.. hepinize bu yil icin tesekkur ediyorum. Kazandiklarimin kazinmasi dilegiyle..

  • Yorumları okuyunca daha net anlıyorum ki ne kadar da zorlanmışız kelimeleri seçerken. Bazen hissettiklerini ifade edebilmek o kadar güçtür ki doğru kelime bu mu dersin. Tatmin etmez, doldurmaz ve yakışmaz… Hafif kalır, eksik kalır. Bazen de anlatamazsın, konuşamazsın da sadece içtenliğinle sımsıkı sarılırsın ya… O sarılmanın aslında neler ifade etiğini yalnızca o duyguyu seninle birlikte paylaşanlar anlayabilir.

    Peki ne söylenmesi gerekir?
    Teşekkürler mi? yoksa iyi ki varsın mı ?
    Bence bunlar yetmemeli. Hakkı bu değil. Hani derler ya annelerin hakkı asla ödenmez. Sırtımızda taşısak bile ödeyemeyiz diye…
    Zülal içinde bütün samimiyetimle aynı duyguları düşünüyorum. Aslında düşünmekte değil tam anlamıyla hissediyorum. Böyle karakterdeki insanları gördükçe hikayeye olan bağlılığım ve ciddiyetim daha da artıyor ve sağlamlaşıyor. Her anlamıyla hikayede örnek gösterilecek, vefanın, samimiyetin ve kirletmeden dokunma sözünün karşılığı olan eşsiz insan… Şanslıyım ki tanıma fırsatım oldu. Temenni ediyorum ileride çok güzel bağlar ve dostluklar kuracağız. Sert bir duruşu var gibi görsem de ilk anda aslında içindeki mükemmel karakteri anlamam zor olmadı… Sanırım bitirsem iyi olacak harfleri görmekte zorlanıyorum. Ablacım demek istiyorum sana hikayede farklı duygular hissettiklerim gibi. Varlığını bilmek bizi güçlü kılan en sağlam unsurlardan bir tanesi.
    Hiç ama hiç eksik olma ! varlığın periscope evine armağan olsun. Ne mutlu farkındalık sahibiyim diyebilene… İyi günler arkadaşlar 😀 Şef…

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: