2016’nın Son Ayına Doğru!

Çok fazla gürültü var!

Konuşan çok fazla insan.

Herkesi dinliyorum. 

Çünkü;

Çok fazla insan ile konuşmam,
az insan ile düşünmem,
tek başıma karar almam gerektiğini
biliyorum.

İlmik ilmik dokuduğum Periscope Evi hikayesinin vesile olacağı JoyStick v2 projesine dönüşmesini istiyorum. 

Yalnız medyaya bodozlama dalmanın bu hikayeye zarar vermesini istemiyorum. 

Bu sebeple yeni yol haritaları çıkarmam gerektiğini fark ediyorum. 

Her yeni güne dahil olan değişkenlerle, hikayenin sürekliliğini bozulmadan sürdürebilmenin zorluklarının farkında mısınız merak ediyorum…


İnsanların sıfatı önemli olmaksızın herkesin konuştuğu bir dönemdeyim.

Periscope Evi medyaya doğru yol alıyor ve bu sektörde “kirlenmesin” endişesini sadece bizler taşıyor…


“Ne kadar kazanıyorsun.” sorusu yine revaçta!

“Muazzam duygular kazanıyorsun.” farkındalığı azınlıkta…


Instagram ve YouTube’a girmelisin diyen kitle çoğunlukta.

Bende onlarla aynı kararda… 

Hemen gir demeleri,
bekara karı boşamak gibi 🙂


Hikayenin içine yalan sok diyenler,
Başarmak istediğim şeyden bihaber!


Şu anki durumu daha iyi anlatabilmek için şu örnek fazlası ile aydınlatıcı. 

Hakkari’den Edirne’ye gitmek istiyoruz. 

Hakkari’den Van’a ya da Şırnak’a gidebiliriz. Bu iki yoldan biri önümüze başka yollar çıkaracak ve gittiğimiz her bir ilden sonra önümüzde çok farklı iller (yollar) çıkacaktır. 

Yola çıkmadan güzergahı kestirebilmek imkansız. 

Ancak bir kaç il sonrasını kestirebilir ama emin olamayız. 

Ancak ve ancak bulunduğumuz ilden yola çıkarken elimizdeki imkanlara göre bir sonraki gideceğimiz şehire karar verebiliriz. 

Biz Edirne’ye gitmek istediğimizden eminiz! 

Gerekirse Hakkari’den Edirne’ye batıya giderek değil, doğuya gidip (İran üzerinden) yolu tamamen uzatarak gideceğiz. 

İstemenin tüm gerekliliklerini yerine getireceğiz…

 

12 Responses to “2016’nın Son Ayına Doğru!

  • ”Çünkü;

    Çok fazla insan ile konuşmam,
    az insan ile düşünmem,
    tek başıma karar almam gerektiğini
    biliyorum.”
    – Artık onun dünyasıdır demiştim. Dünyasının kararları başkalarına bağlı olan, güneşinin doğuş yeri ve zamanını bilemez. Dolayısı ile kendini karanlık geceye ve soğuk kışa hazırlayamaz.

    ”İlmik ilmik dokuduğum Periscope Evi hikayesinin vesile olacağı JoyStick v2 projesine dönüşmesini istiyorum.”
    – Aynen şahit olduk. ‘ilmik ilmik’ Edirne yolunu, İran üzerinden gitmeyi gerektiriyorsa, uzun soluklu olacağı öngörüsü ile galiba işimize gelir. Her ne kadar davulun sesi uzaktan hoş gelse de. Nede olsa periscope evi projesi serüvenini kaçıran dişilere ve adamlara bir şans daha…

    ”Yalnız medyaya bodozlama dalmanın bu hikayeye zarar vermesini istemiyorum.”
    Ünlü kavramı yerine, lunaticim ailesinin yeni bir kavram açlığı mı var acaba?

    ”Ne kadar kazanıyorsun.” sorusu yine revaçta!
    “Muazzam duygular kazanıyorsun.” farkındalığı azınlıkta…
    – Belkide muazzam duygular kazandığının farkında olduğunun farkında olan ve sessiz kalmayı tercih edip, teslim bayrağı çeken birileri vardır. 😛

    ”Hikayenin içine yalan sok diyenler,
    Başarmak istediğim şeyden bihaber!”
    – Burada da kirleteceksen asla dokunma, bıdımızı hatırlatalım.

    Gürültü için özür.

    Son olarak noktalama işaretlerinin bile farkındalık kattığı bir Halil KILIÇ (lunaticim) blog yazısı okudunuz.

    • ümran gökçeoğlu
      2 sene ago

      ilk yorum:))) Mineda’ nın gazabından ucuz kurtuldun gibime geliyor.. (buraları terkettiğini varsayaraktan) Şanslısın vesselam…

      • Daha kaç gün oldu aramıza katılalı? Mineda nin ilk yorum bıdısının farkındalığı, bana sataşmanın, bloga yorum bırakmanın hazzı . lunaticim.com artık daha kaliteli ve daha leziz böyle kıvrımlarla. Bunun gibi ortak virajlardaki blog cafe de buluşmak ümidiyle.

        • ümran gökçeoğlu
          2 sene ago

          Fatihh…
          Lunaticim.com da Mineda da ne ki? dedirten ve sadece bu buluşma noktasında dile getirilebilecek saptamalarımda var arkadaşım..
          Misal ,sırf farkedilmek uğruna ,güzel sözlere sahip yazarların ,o güzel sözlerini kullanıp (alıntı olduğunu belirtmek varken) harman yapan ve bu şekilde haksız (!) kazanç sağlamaya çalışan yorum-cu-lara da en az Mineda kadar gülümsüyorum…
          Aslına bakarsan ,sana sataşmanın altında buralara hakim (sahip çıkan manasında) birilerinin var olduğu farkındalığını tazecik kanlara katabilmek var üstadım:) ”Kirleteceksen dokunma”yı daha derinden irdelemeleri ümidiyle…(ümitsel farklılığımız oldu bu da:))

          Eeee nerde kaldı bu kahvelerrrr?

  • rainyağmur
    2 sene ago

    Umarim beklentileri en iyi sekilde karsilar ve isteginin farkindaligi yaratmayi basarirsin 🙂

  • ümran gökçeoğlu
    2 sene ago

    Başlattığın bu güzel hikayen-iz-e bilmem neresinde (başında olmadığım kesin) dahil olduğum pek te mühim olmasa gerek. Şu var ki;ait olma isteği taşıyor ve inanıyorsanız her şey çok daha kolay ve anlamlı hale geliyor.Bizzat tecrübe etmiş bulunuyorum.

    Yoğun geçirdiğin bir haftalık İstanbul sürecin sonrasında ”kafamda deli çıkarımlar”misali bunları bizlere aksettirmen ; görün… bilin… ve bu doğrultuda ilerleyin …der gibi geldi bana

    Daha öncede dediğim gibi DÜRÜSTLÜĞÜN hikayeyi sürdürülebilir kılacaktır ve bizlerde tüm içtenliğimizle inanır ve açık olursak güzel sonuçlara ulaşılacağı kanısındayım..

    Örnek yeterince aydınlatıcı..Evet bir yol..ama senin direksiyon hakimiyetinde ve melodilerinle keyif alınan bi yolculuk…

    Son olarak; Çok insan ile konuşup,az insan ile düşünüp ,tek başına aldığın kararlara saygılıyım..Bilginize

    (fazla ciddi takıldım:) hemen yukarıdaki Fatih’ e sataşayım barii)

  • Sevinc aslanbay
    2 sene ago

    Basarmanin yarisi baslamaktir..Ben inaniyorum ki, yola cikmayi goze alip bu yolda yurumeye basladiysan sende ki bu azimle sadece turkiye il sinirlari ile de kalmayacaksin.yeter ki gectigin yollarda sana gercekten gonulden inanan ve her kosulda yaninda yurumeye katilacak insanlar olsun…

  • sirop ju
    2 sene ago

    Bir adam düşünün, bir avize önünde kurduğu hayaliyle, hiçbir eşyanın artık bildiğimiz eşya olmadığı hepsinin bir anlam kazandığı, bıdı bıdı işlenmiş o evde bütün güzellikleri başucunda hatta başının ucunda duran komidinde saklayan bir adam…
    Bir ev düşünün senin, benim, bizim, kirlenmeyen…

  • Hayalini kurduğun ve bizlere de bu hayalin peşinden koşulsuz gitmeyi arzu ettirdiğin bir hikaye yarattın bizlere..Amacın insanlara dokunmaktı ve bu doğrultuda dokunmak kelimesini bizlere muazzam şekilde yeni bir anlam kazandırdın. Biz de dokunmak istedik sonra..Senin başrol olduğun bizlerin ise yan karakterler olduğu müthis bir filmin içinde yer aldık adeta. Biliyoruz ki sen ne yaparsan yap nerde olursan ol her daim o gezindiğin akıl odalarında insanlık için bir çok ışık bulup onu korkusuzca takip ediceksin. Seni bizlere sevdiren, hergün özlemini yaşatan muazzam aklın ve yüreğinle..Şunu unutma ki bu yolda hiçbir zaman yalnız olmayacaksın!

  • Uzun bir yol var gidilecek..Bazen dik yokuşlar veya dümdüz uzayıp giden yollar..Bazen seni sarsacak engebeler veya görüşünü azaltacak fırtınalar, yağmurlar..Bazen muhteşem bir manzara eşliğinde..Bazen sana eşlik eden insanlarla, bazen tek başına, hepsi olacak başarıya giden yolda..
    Her ne olursa olsun direksiyonda sen olduğun sürece, herkesi dinleyerek ama kendi doğrularınla ilerlediğinde başarı eninde sonunda mutlaka gelecektir..Yolunun herzaman açık ve güzelliklerle dolu olması dileğiyle…

  • seni seviyoruz be adam. ADAM.

  • hulyaticim
    2 sene ago

    İstediği bıdı uğruna 40 okkalık tuzu sırtına yükleyip kaz dağlarının yamaçlarından tırmanan Hasan’ın hikayesini bilir misin sen??

    Sırtına bir çuval tuz yükledin bundan 4 ay önce çıktın yola. Yol uzuunnn, yol meşakatliiii ; her zor olana ulaşmakta olduğu gibi. Yürüdükçe ve terledikçe tuz sırtını yakmaya başlıyor… Belli ki acıyan sırtın değil senin ; farkındayım.. Beynindeki amaca biran önce ulaşma isteği..
    Sendeliyosun, düşüyosun, yuvarlanıyosun ama içindeki arzu, tutku, başarma ve sonlandırma isteği o kadar kuvvetli ki tekrar tekrar dikleniyosun kaz dağına baş kaldırıyorsun…

    Tuz aslında faydalı ve koruyucu bir mineral taşıdığın yük kıymetli; kiminin damağında lezzet olacak , kiminin büyüyüp yeşermesinde bir etken, kiminin yıkılmışken ayağa kalkması sağlayacak; senin hikayenden feyz alarak, bazende bu tuzla “nekadar kazanıyosun” “hikayenin içine yalan sok” diyenleri tuzlayacaksın kokmasınlar:) ki ; sende tüm zararlı bakterilerin den arınabilesinn…

    Senin dermanın da silahında bu tuz unutma, sen yeter ki nerede ne kadar kullanacağını iyi ayarla.. yeri geldiğinde 1 okka yeri geldiğinde bir taşım göz kararı… Bu yemeği lezzetli, temiz ve özel sunacak kişi sensin… Şimdi git ellerini yıka , şapkanı, tak önlüğünü giy ve iştahla yemeğini yapmaya başla 😉 …

    Beynin göç etmekten, odalarını temizlemekten yorgun düştüğünde; bir parmakla şakaklarına dokunarak kıvrımlarını rahatlatacak
    elleri de çok uzakta arama.. Zeki olmak özeldir evet hem fikirim.. Ama zekanın duyguyla yoğurulmamış saf hali yavan olur.. Sen bu duygu sosunu alda serp zekanın zerine sonrada mımmmmm diyerek geçir kıvrımlarından…

    Bu kadar güven dağıtırken etrafına bir tutamda sen avuçla ;)…

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: