BEKLENTİSİZ BEKLEMEK

baURW

Kafeteryada oturmuş bekliyorum.

Sadece beklediğim kişiyi mi bekliyorum? Asla. Garsonun bir an önce siparişimi almasını o beklentimi karşıladıktan sonra siparişimi getirmesini bekliyorum.

Geçen her saniyenin beklentiler ile dolu olduğunu fark ediyor ve kendimden beklemediğim, farkındalık performansımın neden düşük bir performans sergilediğini anlamaya çalışıyorum.

Ve buluyorum.

Her bir deneyim, farklı bir bakış açısı katıyorsa bize. Bilmem kaçıncı bekleyişim de ancak bu bakış açısı ile gözlemlemeyi başarabilmiştim.

Beklemek üzerine uzun uzadıya düşünüyor ve “Beklentisiz Bekleme” nin gerçekte var olup olmadığını sorguluyorum.Beklemenin oluşturduğu psikolojinin sebeplerini ve beklentilerle geçen saniyelerle neleri kaçırdığımızı fark ediyorum.

Belki de işin en ilginç yanı, bu aydınlanmayı beklediğim kişinin gelmesi beklentisi içerisindeyken yaşıyorum.

Saatime bakıyorum, gecikmesinden kaynaklı olan gerginliğim bir parça huzurla yer değiştiriyor. “Daha geç gelsin” beklentisi, “Erken gelmeliydi” beklentisinin yerine geçiyor. Üzerine daha fazla düşünebilmek, aydınlığımın en parlak noktasına çıkabilmek için.

Az önce gerginken, şimdi sakinim.

Beklentimin ani değişimi sonucunda oluşan karışıklığı çözüyorum. Farkına varışın, benzersiz tebessümü dudaklarımı kaplıyor.

“Beklentiler, yerine başka bir beklenti geçtiği zaman yok olur.” diyorum.

Aklımda beliriveren senaryo, olayı tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.

——————————————————————————

Bir kaç gün önce Başak ile tanışan Hakan, kafeteryada bekliyordu. Her insanın yaptığı gibi şık kıyafetler giymiş, dişlerini fırçalamış, saçına fön çektirmişti. Biraz daha zorlasaydı, metroseksüel olacağını bildiğinden dolayı abartmak istemedi. Duygularını iyi saklayamadığı için yüzündeki heyecanı etrafındaki tüm insanlar fark edebiliyordu.

Önemsemedi.

Az sonra harika bir kadınla tanışacağı beklentisi, geride kalan tüm duygularının önüne geçmişti.

Uzaklarda bir siluet belirdi, gözlerini kısarak bakmaya devam etti. Kalp atışları hızlandı. Acaba beni beğenecek mi beklentisine girdiğinin farkına bile varmadan, yaklaşan Başak’a, herkesin kıskanacağı bir şekilde bakmaya başladı.

Kendini uzaktan izleme fırsatı olsaydı, “Keşke bende böyle güzel bakabilsem” diye geçirirdi içinden.

Yıllardır aynı parfümü kullanan Başak yavaş adımlarla yürüyor ve yürüdükçe erkekleri kendinden geçiriyordu. Sarhoş olma sırası Hakan’daydı. Burnuna gelen koku ile kanının daha hızlı aktığını, avuçlarının terlediğini fark etti.

Ayağa kalkmak için dizlerinden destek almış gibi göstererek, terleyen ellerini çabucak pantolonunda kuruladı ve elini uzattı “Hoş geldin” diyerek.

“Umarım çok bekletmedim” diyen Başak onlar için ayrılmış ve süslenmiş masaya oturdu.

Hakan “Hayır seni beklemek, şimdiye kadar tattığım en güzel duyguydu ve yavaş yürümek sana herkesten daha çok yakışıyor” dedi.

Aradan uzun zamanlar geçti.

Bir kaç ay önce Başak ile tanışan Hakan, kafeteryada bekliyordu. Uzun süredir tanışan her insanın yaptığı kıyafetlerine ilk günkü kadar dikkat etmemişti. Duygularını saklayamadığı için etrafında ki herkes onun çok sinirlendiğini fark edebiliyordu.

Önemsemedi.

Aylardır sürekli görüştüğü kadının “artık erken gelmeli, bekletmemeli” beklentisi geride kalan tüm duygularının önüne geçmişti.

Uzaklarda bir siluet belirdi. Gözlerini kısarak baktıktan sonra saatine döndü ve geciktiği süreyi hesapladı. Acaba bu sefer ne bahane uyduracak sorusuna yanıt bulma beklentisine girdiğinin bile farkına varmadan yaklaşan Başak’a herkesin itici bulabileceği bir şekilde bakmaya başladı.

Kendini uzaktan izleme fırsatı olsaydı, “Bir kadını beklemek, bir adamı bu kadar sinirlendirebilir mi” diye düşünürdü.

Yıllardır aynı parfümü kullanan Başak yavaş adımlarla yürüyordu. “Yine mi aynı koku, o kadar çok parfüm sıkacağına ve beni bekleteceğine sıkmasaydı daha iyi olurdu. Hem sanki bekletmemiş gibi yavaş yürüyor bir de şuna bak” cümlelerini içinden söyledi Hakan. Sinirden kanı daha hızlı akıyor, avuç içi terliyordu.

Terli ellerini, kurutmadan ayağa kalktı. Sinirli olduğunu fark eden Başak “Umarım çok bekletmedim aşkım” dedi ve oturdu.

Hakan “Yeter be Kadın, ömrüm seni beklemekle geçti” dedi.

Eğer dinleseydi, Başak “Senin için ilk tanıştığımız zamanlardaki gibi giyinip, süslenmek için Kuaförde biraz fazla zaman harcadım” diyecekti.

—————————————————————————-

Aslında bir çok erkek Hakan, bir çok kadın Başak’tı.

Yazık oldu Hakan’lara ve Başak’lara.

Beklentilerinin kurbanı olduklarını fark edemediler.

Ben Hakan olmaktan kıl payı kurtulmuş, tanıdığım tek kişiydim. Ve Hakan’lara, Başak’lara yazık olmasın diye bunu tüm herkesle paylaşmalıydım.

Kahvemin soğumuş son yudumunu alıp, saatime baktım. 28 dakika gecikmişti. Erken gelmeli beklentim, geç gelsin beklentimle yer değiştirdiği için, beklentimin karşılanması beni mutlu etmişti.

Yeni bir sır yatıyordu bu fark edişte.

Tüm olumsuzluklar, beklentiler karşılanmadığında oluşuyor ise, beklentilerimizi değiştirerek, beklentilerimizi karşılayabiliriz.

Sonsuz mutluluğun başka bir anahtarını bulmuştum. Bana daha nice anahtarlar keşfettirmesi dileği ile dedim kendi kendime.

Beklentisiz bir ilişkinin içindeki yalanı ilk keşfedişimdi. Keşfettiğimde, uzayan beklemelerimin tadını çıkardım.

Beklentisiz hiç bir zaman yoktu ve asla olmayacaktı.

Az sonra harika bir kadın bu kapıdan içeri girecekti. Geçen her saniye, tadacağım enfes duyguları daha da büyütüyordu.

Önündeki yemek dolu harika masaya bakan ve “az sonra bunların hepsini yiyeceğim” diyen birinin beklentisinin gecikmesinden aldığı haz gibi.
————————————————————————

Yazarın Notu: Bu yazı ile beklentilerinizi karşılayabilmem güzel olurdu, karşılayamadı isem, beklentilerinizi değiştirin : )

Çünkü bugün pazar ve yarın yeni hayatınızın ilk günü.

Bu yazı O Kadın’ın anısına yazılmıştır.

3 Responses to “BEKLENTİSİZ BEKLEMEK

  • Betwodi/pipican torres
    2 sene ago

    Belki de o saniye orda olmamak en dogru olandı (yazı geçmişteki o güne götürdü gece gece ağzına mctn )

  • Anlatılan hikayede beklentiler ne kadar büyük olursa olsun eğer beklenti karsilandiysa bu da demektir ki bütün ilişkilerde olduğu gibi çıkar ilişkisi bitmisir. Alışma ve sıkılma malesef insan oğlunun nerede ne zaman ne kadar kullanacağını bilmediği hisleri ve aynı zamanda en kritik farkında olmadığı davranış guduleridir. Zaten eğer bu davranışların farkında olursanız en baştan beklenti içerisine girmeyecek kadar aciz olduğunuzu göreceksiniz ve bir anda beklentileriniz beklediklerinize yonelik sürpriz davranışlara donusecek.

  • https://youtu.be/YLaYAk6CLzI

    Nazım Usta’nın şu dizeleri geçiyor aklımdan, yazının hemen ardından:

    ” İşte kapı açıldı
    geldi beklenen kadın..
    «— BEKLETTİM Mİ?»
    «— ÇOK…
    Ama zarar yok..»
    Kadın
    yakaladı genç adamı
    elinden.
    Genç adam
    yakaladı kadını belinden.
    Bir yumrukta kırdı camı.
    Oturdular pencerenin içine.
    Sarktı ayakları gecenin içine…
    Işıklı bir deniz dibi gibi
    başlarında, sağda, solda gece yanıyor.
    Ayakları karanlık boşluklara sallanıyor..
    Sallanıyor ayakları
    sallanıyor ayakları…
    ……….. DUDAKLARI ……
    Sevmek mükemmel iş delikanlım.
    Sev bakalım…
    Mademki kafanda ışıklı bir gece var,
    benden izin sana,
    seeeeev
    sevebildiğin kadar… ”

    İnsanlardan ne kadar beklenti içine girersen, o kadar kırılırsın dedim uzun zaman kendime. Bir baktım ki, beklenti içine girmemek için kendimi rafa kaldırmışım. İnsanoğlu; beklentilerine var olmaz mı aslında? Kendinden beklediklerin, O kadından/O adamdan beklentilerin, arkadaşlarından beklentilerin, ailenden beklentilerin diye bir çok madde sıralayabilirim belki de buraya.
    Sonra fark ettim ki; petrol çıkmayan güzel ülkemden petrol çıkmasını bekleyerek, bor gibi bir madeni fark etmemek gibi bir şeymiş beklenti. Doğru insandan, doğru zamanda, doğru beklentiler içine girersen eğer; sonsuz mutluluğun anahtarı bir bakmışsın, belirivermiş ellerinde.

    Doğru insan olduğunun, doğru zamanda olduğumun ve doğru beklentiler içinde olmamın ümidiyle.. Ümitsizliğe düşmemek üzere..

    En büyük korkum..

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir