BENİ SİZ YALANCI YAPTINIZ.

yalanÇünkü sen toplumun bir parçasısın ve toplumun parçaları bir araya gelerek beni zorla yalan söylemek zorunda bıraktı.

Artık klişeleşti her yazımda geçmişe dönmek, belki de benim tarzım bu, çünkü cevap geçmişimde/geçmişimizde saklı.

Hayatında ki ilk yalanı hatırlıyor musun, ya da hatırladığın ilk yalan hangisi?

Çokta önemli değil hangi soruya cevap vereceğin, ikisininde sebebi önemli olan. Hatırla şimdi ilk yalanından itibaren bütün yalanlarını; ortak bir nokta bulacağından eminim. Dur ve düşün. Kendin bulursan, yalancı olmaktan daha iyi kurtulabilirsin belki. Ya da devam et şimdi, oku yazdıklarımı, anlarsan ne ala. Anlamazsan yalan söylemek zorunda kalırım. “Ama nedir bu ortak nokta, hala yazmadın” diyor isen yukarıdaki son cümlemi tekrar oku. Yüzünde tebessüme yol açana kadar oku.

Çünkü bu açık açık söylemeden önceki son uyarım, senin için.

——————————————————————————

Yalan söyleriz, çünkü karşımızda ki insanın bizi anlamayacağını düşünürüz. Karşımızdakinin anlayacağı bir şekilde olayları çarptırır ve amacımızı elde etmek için söyleriz. İsteğimiz ne kadar masum ya da şeytanca olursa olsun, önemli olan bizim onu elde etmemizdir.

Birine yalancı deme, sana yalan söylüyor ise sebebi sensindir aslında.
Onu anlayabileceğini gösterirsen, dürüst olacaktır sana.

Çocukken işlediğin o masumane suçunu düşün, ve hatırla dayak yememek için yalan söylediğini. Çünkü seni anlamayan ebeveynlerin vardı, seni anlamak yerine seni cezalandıran ebeveynlerin seni yalancı yaptı. Ya da ödevini yetiştiremediğin de sana zayıf verecek olan öğretmenin. Seni anlamayacak olan arkadaşın ve sana trip atacak sevgilin seni yalancı yaptı. Seni buna alıştırdılar ve sonra yalancı damgası yapıştırdılar.

Hayatında yalan söylemeden, kendini anlayabilen birini bulsa,
hayata yalansız devam edecekti oysa.
Ver bu şansı ona.
Çünkü unutma,
Onu sen yalancı yaptın aslında.
Ve söz veriyorum ama,
Anlayacağını kanıtla bana,
Yalansız bir hayat vereyim sana.

Çok mu iddialı?

Bence çok kolay, zor olan ise anlayanı bulmak.

Aranızdan bazıları “Hayır, yalan için tek sebep bu değil” diyordur eminim.

Evet aslında değil, lakin burada anlatılan olay “Yakınımızda ki insanlara neden yalan söylediğimiz” ile alakalı.

Yoksa politikacıların, iş adamlarının, avukatların, gazetelerin, muhabirlerin, yazarların, sanatçıların…

Bunların yalanları mı daha fazla acıtır insanın canını, yoksa eşin,dostun, kardeşin mi?

Toplumsal felaketlere yol açan yalanlar değil derdim, o başka bir yerin ve zamanın hikayesi.

Anladın mı beni, anlatabildim mi kendi mi?

Ne kadar anlarsan beni, o kadar yalansız sunarım kendimi.

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: