Bir adamın zıtlıkları!

 

Çok enerjiksin ama her gece yorgun!

Çok sabırlısın ama her şeyden bıkmış!

Çok mantıklısın ama en derinlerde acınacak kadar duygusal!

Çok zekisin ama inanmak istediklerin yüzünden aptal!

Çok başarılısın ama totale vurduğunda başarısız!

Çok konuşuyorsun ama tebessümle susuyorsun!

Çok insancılsın ama akıl odalarında insanları parçalayacak kadar acımasız!

Çok şefkatlisin ama acının zevk çizgisinde tanrısallaşacak kadar şehvetli!

Çok mutlusun ama sürekli kanıyorsun!

Çok anlıyorsun ama anlamsızsın!

Çok pratik zekasın ama çaresiz!

Çok fazla insana dokunuyorsun ama yapayalnız!

Çok yaşıyorsun ama her gün biraz daha ölüyorsun!

Çok çoksun ama yoksun!

 

En sonda, çokluğun içindeki yoklukta…

Açlıklarının seni getireceği son nokta!

Ya;

Parktaki bankta içiyorsun şişeden ya da şömine başında kadehten!

 

 

27 Responses to “Bir adamın zıtlıkları!

  • Yastığa başını koyduğunda düşündüklerini düşünmek bile istemezdim…

  • Çünkü sen!..Yaratılmışların en şereflisi insan vasıflarının muazzam bir tefekkürüsün…

  • Ilk yorumu yapan ölsün

    • Benim yerime yaşayamayacaksın nasıl olsa

      • Bak arkadasim aponun ilk yorumlari benimdir bunu herkeste biliyor. Senin yaptıgın terbiyesizli degilmi ?

        • Demek ki ilk hisseden bendim bi adamın zitliklarini bi kadın ilk anlayamaz

          • Mineda
            2 sene ago

            Benim hissedeceklerim ile senin hissettiklerin arasinda farklar vardir. Apomuz canimiz askimiz benim ne demek istedigimi iyi bilir. Bir sey hissedeceksen bekle ben hisseddyim sonra sen hisset..

    • Wuhuu blogda yoruma cevap verecek kadar gezinen bir taze kan mi gördüm acaba 🙂 ?

  • Hayat, zıtlıklardan oluşuyor… Siyah – beyaz misali.. Ruhu derin insanlar en çok med-ceziri yaşarlar.. Kendiyle yüzleşenler, duygularının derinine dalabilirler.. Sen gibi.. Henüz yüzleşemeyenler ise o duygularında boğulabilirler.. Ne mutlu, duygularına hükmedebilenlere.. Ne kadar parkta hissetsen de, hep şömine başında olman dileğimle

  • Hep ne düşünüyorum biliyormusun. Böyle sanki icerinde okadar cok sey yaşamış ‘ve yasadiklariyla olgunlasmis bir Adam var.
    Etrafinda seven sevmeyen onlarca yüzlerce insan var belki ama bu onlarla mutlu olsada onu aramiyor cunki onlar iceride olan boslugu doldurmaya yetmiyor .
    İcini asla disa vurmuyor ama bazi zamanlar bazi yayinlarda bu kiz o gozlerde onu hissedip goruyor aslinda otursa anlatacağı cok sey olan ama artik bunu etrafina değil de aradigi o disiye sunmak istiyor ‘ve onu bekliyor o belki yazilardaki kisi ama taclandirilma mevzusu ona tum kalbinin ‘ve beyninin guzelligi Ile oluşacak bir toren.
    Bilmiyorum gözlerin aslinda acik ‘ve net ama bugulumsu bir seyler var sanki ardinda gerçekten perdenin arkasını dinlemek gormek bilmek isterim ama eger o perde akil odalarından gecip merkeze ulascak kişinin acacagi bir perdeyse perdeye elim değmeden usulca seni dinlerim .
    Seni severim bilirsin Adam tabirini ilk kullandigim kisisn kiz cocuklari en cok babalarını sever ‘ve ilk kahramanları gerçekten baba adam gozuyle bakilandir sendede o isigi goruyorum ‘ve gerçekten yürekten diliyorumki Sen o disiye sahip olmalısın bizi birak veya birakma mutlu olucaksan uzulmem sadece alismak var ucunda bugunde oldugu gbi turnedede oldugu gbi ozleriz ozlerim ama disinle birlikde akil odalarında turneye cikman beni hayli sevindirir. Sanki seninle ayrilcakmisiz gibi yazi yazmsm ya ama inan Sen ilk yazini okurken o moda girmek istemedn ‘ve muzigi hususi degstrmedin eminim adim kadar 2.bir istegi aslnda icten okumayı istedgn icin gerçek benlignde okumak istedn kapson cikti muzik acildi ‘ve apo o moda girdi ayaktaydim yere oturdum sohbeti kapattim ‘ve sadece seni izledim aklımdan sadece bugune kadarki düşüncelerini yaz yazki adam okusun bu adam zaten bunu istiyor bizden dedim ‘ve Ben yanilmadigimi dusunerek düşüncelerimi paylasmak istedim ☺ Yuregi Guzel Kalbi Temiz Adam

  • Cok mantiklisin ama en derinlerde acınacak kadar duygusal ve akıl odalarında parcalamanin bizim anladığımız parçalamak olmadığı… Cok anlamsizsin ve herkesin yüklediği bir anlamin var tabiki ancak anlamanın leveline bakılacak olunursa gerçekten anlamsizsin çünkü empati dediğimiz yaklaşımın insanların çoğunda kısmen bbir etki yaratsa da bu yaklaşımın sen de pek ise yaramadı görülüyor. Nasıl ise yarasın ki ; kendini senin yerine koyacak biri hangi akıl odalarinla uğraşsın ,baksana yukarda ki daha ilk zitlikta boğulup gider. Akıl odalarının kısmi yansımasını bizimle bubsekilde hep paylaş ki ilham kaynağımız hiç kurumasin. Hergün öleceğine Kalan ömrün gibi bambaşka ve birlikte yaşamak ve hiç yaslanmamak dileğiyle. Yaşlanmak mi pardon bu olgu senin için hiçte geçerli degil çünkü ; sen küllerinden yeniden doğmanin hayat bulmuş halisin ve çünkü hergün olmek diye tabir ettiğin durum, her ölümünden sonra akil odalarında oluşan yeni hayatların baslagicidir. Asıl ölüm böyle paradoxal (bu kelime tam olarak oturmayabilir) dusunme yeteneğine sahip bir beynin sonsuza dek sürmeyeceğini dusunmektir.

  • Diyarbakırda ki MİNEDA!
    2 sene ago

    Bir defa okudum… Bir defa daha okudum… Bir defa daha… Defalarca okudum.! İçime işleyen yazın için, müziğin için teşekkürler…

  • DİLAN DOĞAN
    2 sene ago

    zaman zaman insanlar yaşamlarında aradıklarını bulamazlar. Ayrılıklar uzun bekleyişler başarısızlıklar sırayla peşini kovalar bu durumda umutsuzluğa kapılabilirler ve mutsuz olabilirler.Bu durumda “mutluluğu yeniden yakalayabilmek için uğraya bileceğiniz tek yer gecenin 23.30 sularında başlayan bir periscope yayını tüm umutsuz vakalara umut olmaya, hayatınıza dokunmasına birkez olsun izin verin ” …

  • Psikolojik güçlülüğün en belirgin özelliği, “Zıt duyguları aynı anda taşıyabilmektir.”
    Zayıflar, zıt duyguları taşıyamazlar…
    Onlar, duygularını birbirlerine bulaştırır, yaşam enerjilerini dengeleyemezler…
    Çatışırlar, kendileri ve kendilerini sevenler ile…
    Böylesi kişiler “an”ı yaşayamazlar…
    Kader seni bir kadeh şarapla şömine başına getirsede, şişeden şarap içmenin hazzına ulaşmanız dileğiyle 🙂

    • Psikolojik guclulugun yanina farkindalik gucluluk te eklenirse… Çünkü beyazinda, siyahinda hem gerekliliklerinin hemde lûzumsuzluklarinin farkinda olmaktir. Buna bağlı olarak ‘Bir adamın zıtlıkları’ yazısı dökülü verir klavyeden.

  • warmreds
    2 sene ago

    Yukarıdaki enfes yazıdan sonra, nacizane düşüncelerimdir !
    Tespit kasmadan yazmayı becerebildeysem ne ala..

    Halile..

    Çok uzaksın ama telefonuna uzaklığın kadar yakın
    Çok doğusun ama fikirlerin batı
    Çok toksun ama aç (money money money)
    Çok sakinsin ama zaman zaman kulaklarımızı patlatacak kadar gürültülü.
    Çok mütevazisin ama yer yer egolar everestin üzerinde
    Çok faydalısın ama sabahları uykusuz bıraktığın için zararlı

  • EsmerGuluslu # Dilan (pembeyemavi)
    2 sene ago

    Cok coksun ama yoksun!.. ilk defa her mısrasında kendimden parça buluyorum, dizeler gözlerimde ahenkle dans ederken, ayağım altındaki yıldızlar her tavana bakışım ve hayal edişimde, akıl odalarında ve her farkındalık kattığında bana pek çok şey öğretti.. en başında beklemeyi, aşkın en kızılı siyaha vurdugunda bile hayatın..

  • Ne kadar da güzel anlatmışsın içimizdeki çokluktaki yokluğumuzu.Kalabalığın içindeki yalnızlığımızı.Çığlıklarımızın aslında sadece kendi kulaklarımızı tırmaladığını ancak kimsenin duymadığını.Duygusallığımızı,aşkımızı,bezmişliğimizi,dertlerimizi kalbimizin derinlerini yaşamamız acaba insanlar ne düşünür psikolojisinden kurtulamadığımızdan değilmidir.Kalbimin derinliklerindeki duygulara dokunduğun için teşekkürler ADAM…

  • mehmetkaan
    2 sene ago

    yorum…

  • ümran gökçeoğlu
    2 sene ago

    Bach eşliğinde…
    Tad almasını BİLENE; ha bankta ha şömine başında ,ha şişeden ha kadehten…

    • Bu yazıya cevap yazdığım zaman sadece siz mi göreceksiniz Ümran Hanım Yoksa Halil Bey’e mi gidiyor

  • Bayılırım çikolata yemeye. İster sütlü, ister kakaolu, ister bitter olsun.. . Daha ilk diliminde aldığım o haz müthiş…
    Yinede çikolata kutusun son lokmasına yaklaşınca bir alışılagelmişlik olmuyor değil. Hazla gelen bir yavanlık…
    Oysa arada bir iki parça tuzlu bisküvi yeseydim, o ilk parçanın hazzını kaybetmezdim…
    Hep öyle değilmidir aslında süregelen şeyler zamanla yavanlaşır…
    Poğacaları güzel yapanda tuzun yanında şeker katılmasıdır…
    Gri gibi… Siyah ve beyazın o keskin köşeli manalarına rağmen ikisi birleştiğinde köşeler biraz törpülür. Manalar biraz yumşar… Düzlükler ortadan kalkar…

    Halil’i de leziz kılan bu, zıtlıkları…
    Çorbada ki tuz, poğacadaki şeker…

    Seninle bir anımı paylaşmak istiyorum. Bir resim sergisinde bir tabloyu inceliyorum. Renkler öyle bir harmanlanmışki ayrı ayrı dümdüz bir şey ifade ederken yan yana geldiklerinde koca bir orkestra oluşturmuş gibi, kıvrımlı, yontulmuş, oynak ama zemin melankolik … gördüklerim kulağıma fısıldıyor… Uzun bir süre böyle geçtikten sona Ressam yanıma gelip “merhaba küçük hanım” diyor. O anda fark ediyorum tam 48 dakikadır aynı yere bakıyor olduğumu…
    Ve o tablonun benden başka kimse tarafından incelenmediğini sohbetin sonunda anlıyorum. Diyor ki ressam ” ben bu resmi çikolata yerken çizdim” bende ona
    “bir iki lokma tuzlu bisküvi var mıydı?” diye sorduğumda gülümseyerek cevap veriyor, gülümsemek “evet” oluyorsa sanırım onunda yüreği bir gün buraya dokunur =)

  • projeye dahil olduğum günden beri dönüp dönüp tekrardan hiç sıkılmadan ve ezberlemekten kaçınarak (zira ezberlersem duygularına, vurgularına ve hatta noktalamalarına ihanet eder de sahiplenirim..) okuduğum fazlasıyla keyif aldığım “vay be!” dediğim leziz bir yazı..
    ne zaman bi araya getiririm ya da bir araya getirir miyim bilmiyorum ancak kesinlikle yap-boz’umun son parçası niteliğinde 🙂
    soyut olan bunca duygu ve düşünceyi kelimelere hükmederek böylesine güzel ifadelerle basit ancak derin anlamda somutlaştırabilmek cesaretin kaçıncı boyutu?
    çoğu zaman düşünmekten bile çekindiğim biçok şeyi öyle güzel işliyosun ki satır aralarında, zihnimdeki soru işaretleri (?) yerini önce ünleme (!) sonrasında ise netlik kazanarak noktaya (.) usulüne uygun bi şekilde devrediveriyor.
    daha kaç kere okuyacağım bilmiyorum ancak her okuduğumda farklı hissiyatlar uyandıracağından eminim. fikirleri kelimelerde boğmayan Adam iyiki varsın 🙂

  • Çok eksik hissediyor iken bana çok fazla geldin be adam…

  • Denenmiş çabaların var senin; “hiç değilse denedim”li huzurlu uykuların da.. Yarını meçhul “şimdilik” duyguların var senin, dünde bıraktığın “geçmemişlerin” de..

  • darlydikson
    8 ay ago

    Önce yorumumu açıklayacağım bir akıl odanı aradım. Sonra bu muhteşem yazını buldum. Ben açıklamadan sen aylar önce benim yorumumu açıklayacak kelimeleri yazmışsın zaten…

    Muhteşem!

    Sürç-i lisan ettiysek affola.

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir