Hayatın Filmi!

“Her hayat bir filmdir ve insan kendi hayatının başrolüdür.” bakış açışı asırlar önce dillendirildi. Ve insan ne kadar sönük bir hayat yaşarsa yaşasın, kendi hayatının başrolü olduğu için kendini tatmin etmeye başladı.

Sonra bazı insanlar çıkıp, kendi hayatlarının başrolü ile yetinmeyip başkalarının filmlerinde etkin bir şekilde oynamaya başladı. Figuran olarak hayatlarına girip, adım adım başrol olmaya doğru ilerleyip kendilerini doyurmayı hedefledi.

Çünkü amacımız doymaktı!

Midemizi, cebimizi, ruhumuzu…

Bunu fark eden bazı insanlar hunharca bir duygu ile herkesin hayatında başrol olmaya başladı. Sırf bu duyguları doyurmak yalanın en temel hallerini doğurdu.

Yeni açlıklar oluştu ve tüm insanların filmlerinde oynamak isteyen doyumsuz liderler doğdu.

Olsun “benim hayatım” diyerek sadece bize aitmiş gibi görünen hayatlarımızın içinden entellektüel masturbasyon kavramı çıktı.

Her filmde esas oğlanlar, esas kadınlar olmalıydı.

En başında herkes figurandı ama insan oğlu doyumsuzdu ve kendini doyurmak zorundaydı.

Yeşilçam hayatlar, bazı figuranların ustaca oyunları sebebi ile hollywood filmine dönüştü.

Sıradan filmler süper kahramanlarını aradı, süper kahramanlar sıradan bir hayat arzuladı. 

İnsanlar kendi hayatlarının başrolü olsa bile, figuranların onlara hissettirdikleri duygular sebebi ile karakter çatışması yaşadı ve her insan kendi filminin şizofrenik karakterine büründü.

Çok az film mutlu sonla bitti!

Çünkü farkında olmadan yaşamak sadece günü kurtaran bir kahraman olmak gibiydi.

Farkında olanlar ise, tüm filmleri dudaklarında ince bir tebessümle izledi.

Bu yazı “İstemenin gerekliliklerini” bilmeyenlere hitaben yazılmıştır.

9 Responses to “Hayatın Filmi!

  • EmreBulut
    3 sene ago

    Midenin doyduğunu anlaması kadar, gözün tokluğu da önemliydi. Ancak önümüze bir kapalı sinema perdesi koydular ve arkasındaki tokluğu sakladılar. Sadece görmek istediklerimizi yansıttılar. Salondaki kimse o perdenin arkasında ne var bilmiyordu. Farkında olan; salon görevlileriydi bilen. İyiki senin salonuna denk geldim, iyiki yolumuzu gösteren “yüreği güzel ADAM” vardı, perde arkasindaki yerimize ulaşmamıza yardımcı oldun. Perde arkasında bahşiş varmıdır? Acep ne kadar minnet edilir ki sana? Minnetin ölçüsü nedir o perde arkasında? Yeni filmlerde görüşme umuduyla..

  • Bulunduğum ortamda birden bire sesli okumaya başladim, herkes sustu kafasini kaldirip bana bakti ve sessizce dinledi. Sonunu etkileyici bir biçimde bitirdiğim bu yazina ayni anda “vaaay!” tepkisi verildi.

  • Ya allah kahretssiiiiiiinnn ilk yorumu ben yazacaktim emre bulut insallah aposuz kalirsin….

  • Offf ya cok uzgumum apo askimm ne olur ilk yorumlar benim olsuuuun. Bu arada yazinin noktalama vurgulari ve karekter duzeni cok hoş ..:))

  • Öncelikle büyük bir zaman araya girdi blog yazılarını incelemeyi ve şu an silivri 7 no’lu L tipi cezaevinden bütün yazıları tek tek gözden geçiriyorum. Psİkolojik terapi alanında uzman büyüklerimizle üstlendiğimiz sosyal sorumluluk projemizde bugün son günümüz ve bu fazlasıyla anlam yüklü blog… Koğuş büyüğü diye hitap edilen bir mahkumun direkt olarak söylediklerini paylaşmak isitiyorum ”En başında herkes figurandı ama insan oğlu doyumsuzdu ve kendini doyurmak zorundaydı.”” cümlesinin arasında birçok gizli özneler yatıyor biz bu gizli öznelerin içinde karanlık yolu seçtiğimiz için şu an buradayız ” dedi ve ekledi : ” başrol kıvamına gelmeden figuranlık bile fazladır karnın doyuyorsa ne gördüm delisi olmadan şükret ve daha fazlasını arama” Hayretle gözlemlediğimiz bir koğuş şu an ” LUNATİCİM ” blog yazıları okuyor ve herkes kendince fazlasıyla anlam yüklüyor yazılara . LUNATİCİM AİLESİ HER YERDE

  • İtiraf ediyirum once kendi filmimin bas rolu iken sonra baskalarinin filmine basrol oldum. Tabi uzun surmedi misafir oyuncu oldugumu anlamak

  • Aslında hayatlarımızın baş rolü olmayı becerebilmekte asıl beceri. Çünkü etrafımızda ki insanları o kadar çok önemsiyoruz ki aslında sadece içlerinden gerçekten hakikatli olanları seçebilmek.Çünkü hayatımızda eksik kaldığımızda bize in sahneden senden başrol olmaz diyen insanlara değil arkadan unuttuğumuz yerleri hatırlatacak suflörlere ihtiyacımız olduğunun farkında olmak. O yüzden farkındalık ve istemenin gereklilikleri bunu ne zaman becerebilirsek o zaman hakikatli bir başrol olabiliriz.Yüreğine sağlık Adam yine hayatıma dokunduğun için.

  • insanesilent
    1 sene ago

    dönüyorum… hissediyorum .. kalbim çok yanıyor..figuran olmanın karmaşıklıgındaki saflığı bulabilmek dilegiyle..

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: