İNSAN, İNSAN OLDUĞUNU UNUTTUĞUNDA UNUTULMAYACAK YANLIŞLAR YAPAR.

page_bm-hule-katliami-insanlik-sucu-sayilabilir_089545387

İlginç bir gezegen dünya.

İçerisinde yaşayan belli başlı insanların, geri kalan tüm canlıları yönettiği bir gezegenden yazıyorum size.

Yönetmek için her yolu mübah kabul eden liderler yüzünden, her geçen gün “Dünya yinede yaşamaya değer” şeklinde cümle kuran insanların sayısı azalıyordu.

Ne zaman bu hale geldik, neden geldik? Her insan için farklı cevapları var bu soruların. Para, toprak, ünvan, güç, din, dil, ırk gibi kavramlar ve değerler yüzünden bu hale geldik, bunlar için çirkinleştik.

Dünya var olduğundan beri ırk ayrımı her zaman yapıldı ve yapılmaya devam edilecek. Bu ayrımsal yaşam tarzlarına karşı her zaman bir kesim insan ayaklanacak ve karşı çıkacak.

Kimileri bu uğurda canını feda edecek, kendinden bir kaç nesil sonraki insanlık için. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için. Bir çok insanın yapmayacağı fedakarlığı yaparak bize örnek olacak.

Bir çok insan unutacak ve bir çok insan unutturmamak için çaba sarf edecek.

Her şeyi insan yok edecek ve tekrar var edecek, kuşaktan kuşağa sürekli akacak ve izleri asırlarca sürecek.

Yaşamım boyunca sürekli gözlemledim ve artık dile getirmenin zamanı geldi diye karar verdim.

Sonuçta Türkiye’de yaşayan her insan ülke sorunlarının içinde buluyor kendini ve doğan her çocuk borçlu doğuyor farkında olmaksızın. Başımızdakiler ise 3 çocuk yapın demekle yetinmiyor bunu 4-5 çocuğa çıkarın diyerek 20 yıl sonranın planlamasından bahsediyor.

Peki ya açlık sınırı ?
Asgari ücret ?
Ailesini geçindirmek için yasa dışı yollara başvuran ya da cinnet geçiren insanlar?

Yeterli eğitimi alamayan çocuklarımızın gelecek için verimli bir birey olabilmesini düşlemek?

Başarılı insanların tamamı insanlara hayal satarak bugünlere gelmiştir. Kimileri hayalleri gerçeklere dönüştürürken, kimileri ise sadece gündemde kalmak için bu eylemi gerçekleştirmiştir.

Günler, haftalar ya da aylar sonrasında “ne oldu, niye gerçekleştiremedik” diye sorduğumuzda hep bir şekilde geçiştirildik. Bazılarımız ise haksız yere hak etmediği şekillerde muamelelere maruz kaldı.

Halbuki düşünseydik Voltaire’ın o harika kelimelerini: Sizi kimin yönettiğini görmek için kimi eleştirme hakkınızın bulunmadığına bakın.

Bir çok şey açığa kavuşacaktı.

Hele ki bir de bu ülkede Kürt iseniz, bırakın eleştirme hakkını, düşünme hakkı bile yoktu yakın zamana kadar.

Evet bu ülkede de ırk ayrımları çok yapıldı ve kürt doğan her çocuk dışlandı. Bizler dışlanmanın en yoğun olduğu kuşakta büyüdük. İnsanlığın en çok unutulduğu dönemin içinden geliyor bu cümlelerim, bir parçada olsa insanlığı herkese hatırlatabilmek için.

Haftanın 7 günü olmasına rağmen 8 gününün, gündem konusunun Kürt sorunu olduğu bu ülkenin insanlarına sesleniyorum. Dünya bu sorundan daha büyük sorunları aştı, siyahi insanların dünya üzerinde gördüğü muameleyi bu dünyadaki hiçbir ırk yaşamadı ve insanlık hiç bir zaman bu kadar büyük bir ırk sorunu yaratmadı.

Sonuçta her şey düşünceydi, “Siyah olduğun için bizimle eşit haklara sahip değilsin”, ya da “Siyah olman fark etmez, sende insansın” düşünceden başka hiç bir şey değildi.

Saçmaca büyüten bizdik, insanlardık…

Ama aşıldı, dünya bir daha asla, aynı hataya düşmemek için çalıştı ve çabaladı.

Başardı.

İnsanlık kendi çıkardığı sorunu yok etti ve bitirdi.

Biz ise henüz bitiremedik, bitirebiliriz hayallerimiz ile yaşamaya devam ettik. Bazen doğru, bazen yanlış yollara başvurduk. Yanlışlarımızı öğrendik, doğrularımızı çıkardık, umut etmeden durmadık.

Bir gün olacak, biliyorum. Sadece bende görecek miyim diye merak ediyorum.

Halbuki şimdiye kadar o kadar yanlış (belki bilinçli belki bilinçsiz) hareketler yapıldı ki.

Ölümler oldu daha çok, can alındı ve bir sürü ailenin bireyleri yok oldu. Irkı fark etmeksizin, insanlık ırk için çok katliam yaptı.

Şimdi bırakın ırkınızı bir kenara, ve hayatınız boyunca hiç düşünmediğiniz kadar  saf düşünmeye çalışın.

Canınızı verebileceğiniz insanları düşünün. Ailenizi hayal edin ve onlardan birinin ya da bir kaçının birileri tarafından öldürüldüğünü düşünün. Onların artık hayatınızda olmadığına inanın. Onları öldürenleri adalete teslim edemeyeceğiniz bir durumla karşılaşın.

Ne yapardınız?

Tam olarak düşündüğünüz şeyi yaptı işte insanlık.

Onları öldürenlere karşı var gücü ile savaştı ve gücü yetmediğinde toplanıp ayaklandı. Karşı tarafın karşısında duran her türlü akımın parçası olmak için yaşadı.

Yok olan bir candı.

Taraflar ölen canlarına şehit dedi ve akan her kan ile daha fazla vahşileşti. Gerillalar ya da askerler şehit oldu diye duyurular yapıldı.

Sıfatlar ön planda tutuldu hep, taraflar terörist diye suçladı birbirini, kime göre neye göre yapıldı bu tanımlar. Herkes kendine göre haklıydı halbuki.

Ama tek bir doğru vardı.

Yok olan, ölen, can değil, insanlıktı.

Yobazlaşan hareketlere güzel elbiseler giydirerek ayıplar saklandı ve insanlık, elbiselerin ihtişamına kanarak gerçeklerden uzaklaştı.

Bilseydik aslında gerçeklerin ne olduğunu, dönüp baksaydık içimizde nelerin yok  olduğuna, Martin Luther King’in savaşına gerek kalmazdı.

Ve Bir hayali asla böyle olmazdı.

O güzel insan, dünyaya bambaşka değerler katmak için hayatını adayabilirdi.

Bize ırkımız sorulduğunda “insanım” diyebilmeyi öğrendiğimiz zaman, asla sonlanmasını istemeyeceğimiz bir hayat başlayacak.

Unutma ki;

İnsan, insan olduğunu unuttuğu zaman, unutulmayacak yanlışlar yapacak.

İçinizde bir umut kırıntısı oluşturabilmeyi ve içinizdeki harika insana kelimelerimi ulaştırabildiysem eğer;

Bana haber verin, içinizdeki harika insanın benimle tanışmasına müsade edin ve umut kırıntınızı tüm dünyaya serpiştirin.

Katil olmanın mutluluğunu asla yaşamayın.

3 Responses to “İNSAN, İNSAN OLDUĞUNU UNUTTUĞUNDA UNUTULMAYACAK YANLIŞLAR YAPAR.

  • Bir Kürt olarak değil bir Türk olarak ben kendim bizzat yasadim bu dislanmisliklarin en agrini çocuk yüreği hiç unutmuyor yasanmisliklari ve yinede oc almak yerine dünyayi nasıl daha güzel bir yer yapabilirim diye atiyor yürekler. Aslında dediğin gibi savaşlar hep olacak insanlık için öldürmeye yok etmeye çalışacaklar sadece kurşunlar ile değil ama umut hep var olacak barış için insanlık için. ..

  • Ercan sert
    3 sene ago

    Şuan bu yazıyı tabuları ile okuyanlar senin için ne düşünecek biliyor musun ? Aaa bak gerillalar için ne söylemiş kesin pkk sempatizanı ya da farklı bir kaç tanımlama bu kadar aciz bir toplumda yaşamaktan nefret ediyorum. İnsan ölümleri ile Mutlu olan bir toplumda yaşamaktan nefret ediyorum. Bu ülkede eğer ambulansın içinde ki hasta yakını değilse yol bile vermeyecek insanlar var daha ne kadar bedbaht olabiliriz ki ne kadar ? Benim bir annem Zaza babam alevidir ben de bu ülkede Aleviyim diye hor görülmüş yakılmış yıkılmış insanlardanım o yüzden kimse bana eşitlikten haktan hukuktan bahsetmesin bu ülkede ne Zaman ki alevi,Sünni , Türk , Kürt kavgaları biter ne Zaman ki ülkemiz insana insan diye değer verir belki bir parça yaşanılabilir yer haline gelebiliriz. Dedin YA adam belki ömrümüz vefa etmez göremeyiz inşallah çocuklarımız torunlarımız bunu görür Mutlu yaşayıp ölürler. Bu yazı bi yerde yayınlanmalı bazılarının gözlerini açmalıdır kalemine sağlık dostum.

  • Bloguna ilk geldiğimde, beni en çok etkileyen cümleleri içeren bu yazını, – işlerimin arasında,’dur bir mola vereyim de, tekrar okuyayım düşüncesiyle bir kez daha okudum.. Yayınına ilk geldiğimde, seni çözebilmeye çalıştığım o 1 saat içinde, hızlı bir göz gezdirmiştim yazılarına. Ve en çok aklıma takılan şu ifaden;
    ” İnsan, insan olduğunu unuttuğu zaman, unutulmayacak yanlışlar yapacak. ” Bunu okuduğum an, tanımaya başladım aslında seni. İlk adım olarak bir referansla gelmiştim. Ama 2. adım için bu cümle,kilit noktasıydı benim açımdan. Şimdi, tekrar bakarken yazılarına, yine bu ifadenin içime nasıl işlediğini fark ettim.. Sahi, bir ifade, sayfalarca yazılabilecek bir çok şeyi özetleyebiliyor. Dahası, düşünceleri birbirine kenetleyebiliyor.. Düşünmeye sevk ediyor, yani amacına ulaşıyor.
    Bir yerlerde, hoşgörülü-sağduyulu- kendinin ve kainatın farkında olan insanları görmek huzur veriyor.. Çünkü, kirlenen dünyada, bu sayı azaldı.. Birileri karartmaya çalışırken hayatı, birileri aydınlatmak için elinden geleni yapıyor.
    ” Yobazlaşan hareketlere güzel elbiseler giydirerek ayıplar saklandı ve insanlık, elbiselerin ihtişamına kanarak gerçeklerden uzaklaştı.” Ne güzel ifade…
    Senin gibi, duyarlı insanlar olduğu sürece daha umutlu olacak yarınlar, ve sen devam edeceğin diğer yazılarınla bir nefes olacaksın seni anlayabilen, hissedebilenlere … İfadelerinle, hissettirdiğin bu güzel duygular için , teşekkürler 😉

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: