İNSANCIKLAR VE DÜŞÜNCECİKLERİ

Resim_1300375235

Ne kadar masum bir başlık. Şirin ve saf duruyor ilk bakışta, hayata dair biraz tecrübe sahibi olan insanlar ise bu başlıkta bir küçümseme olduğunu fark edebilir. “Ne kadar da küstahça!” yorumları bile olabilir.

Hiçbiri önemli değil, benim düşünmek istediğimden ve anlatmak istediğimden başka…

Yine dönelim çocukluğumuza, insancıkların hayatlarımız üzerinde ki düşünceciklerine.

Büyüyünce ne olacaksın sorusu ile başlar hayatımızda ki başka insanların düşüncecikleri. Ne olmak istediğinizden ziyade onların sizi nasıl görmek istedikleri önemlidir. Sırf bu yüzden masum bir giriş ile bu soruyu yöneltir ve ardından sizi görmek istedikleri mesleğe yöneltmeye çalışırlar. Hele birde garantici bir ailedenseniz muhakkak diplomalı bir iş olmalıdır. Daha da garantici aileler memurluğu ön planda tutarlar çünkü sırtını devlete yaslaman gerektiğine inanırlar.

Bu yüzden farkında olmadan geçen yıllar sonucunda olmak istemediğiniz bir meslek sahibi oluverirken bulursunuz kendinizi.

Şanslı insanlar arasındaysanız çok erken yaşta ne yapmak istediğinizi bulmuş ve yola koyulmuşsunuzdur tüm zorluklara rağmen, ama bu şansa erişemeyen insanlar daha fazla etrafımızda. İşte bu sebeple idealleri, hayalleri olan insanlara çok farklı bakan bir toplum içerisindeyiz.

“Ne olacağını sanıyorsun ki”
“Ne kadar kazanabilirsin ki”
“Hayatın böyle geçeceğini mi sanıyorsun”
“Hala büyüyemedin, neler peşinde koşuyorsun”
.
.
.

Cümlelerini herkesten duymaya başlar ve devamında başaramayacağımız cümleleri yankılanır kulaklarımızda. Bu baskı bile başlı başlına yok olma sebebidir. Katil olduğunuzun farkında değilsinizdir, çünkü karşınızdaki kişinin benliğini öldürmek üzeresinizdir.

En komik olanı ise (Ne kadar komik duruma düştüklerinin farkında değillerdir hiçbir zaman) hayatlarında hiçbir şeyi  başaramamış insancıkların size bir şeyi başarmak hakkında atıp tutmasıdır.

“O mu, ondan bi cacık olmaz ya”
“Kendini çok beğenmiş biri, boş adamın teki”
“Ayakları yere basmıyor ki”
“Başta bir şey yapabilir sanmıştım ama her zaman ki gibi başarısız işte”
.
.
.
.

Sorarım size insancıklar, hayatlarınız boyunca bir fikir üretememiş ve bu fikri büyütme çabası içerisine girememişseniz, öz güven yoksunluğunun tavan yaptığı bu kişiliğinizin bir parçası olan aklınızla nasıl yorumlar yapabilirsiniz ki?

Siz bir fikrin hayata geçirilebilmesi için harcanan çabanın kutsallığından ne anlarsınız ki, bir insanın başarısı hakkında yorum yapmayı hangi cüret ile kendinizde bulursunuz ki?

Biliyorum insancıklar, aciz olduğunuz için bu kadar çok konuşmayı seviyorsunuz. Asla sahip olamayacağınız gerçeklere ulaşmak için çabalayan insanları bu yüzden yeriyorsunuz.  Olmak istediğiniz yere varmak için, o gösteremediğiniz çabayı insanların göstermesini hazmedemiyor daha da önemlisi “Olmak istediğim şeyi yapıyorum” cümlesini asla kuramıyorsunuz.

Ben ise durup düşünüyorum. “Olmak istemediğiniz bir yerde olmayı nasıl başarıyor ve hiçbir şeyi değiştirmeden nasıl yaşıyorsunuz.”

2007 yılında kısa bir süreliğine tiyatro eğitimi almak istedim ve buna benzer bir olayı sahnede tek başıma canlandırdım.

Çocuk 1. kişi  (Ana rol)

Baba 2. Kişi   (Yan rol)

Çocuk: Babacım ben tiyatro oyuncusu olmak istiyorum.

Baba: Neden ?

Çocuk: Biliyorsun baba biyoloji okuyorum ama sevmediğim için o noktada faydalı olabileceğimi düşünmüyorum ve ben faydalı olabileceğim işler yapmak istiyorum…

Baba: Hıhh bu Ülkede tiyatro ile ilgili ne yapabilirsin ki, açlıktan ölmek mi istiyorsun, okulunu bitir en azından maaşlı bir işin olsun.

Çocuk: Baba, ben en azı ile yetinmiyorum işte, hep daha fazla gelişmek ve geliştirmek istiyorum, ama sevmediğim bir bölüm sonuçta, ne kadar verimli olup öğrencilerimi bu konuda eğitebilirim ki. Ben bile buna inanmıyorken insanları nasıl inandırabilirim söyler misin.

Baba: İnanmak zorunda değilsin, elindekinin kıymetini bileceksin yoksa evdeki bulgurdan da olursun.

Çocuk: Bu senin inancın, ben gerekli eğitimi aldığımda bir şeyleri değiştirebileceğime inanıyorum ve senden bana inanmanı istiyorum, izin istemiyorum.

Baba: Öyle mi! (Sinirlice) Seyircisi ve bu sektöre yatırım yapanların sayısı gittikçe azalıyorken neyi başarabileceğine inanıyorsun, kendini ne sanıyorsun sen (Bağırıyor)

Çocuk: Sanmıyorum baba, sadece başaracağıma inanan biriyim, zaten farkında mısın senin gibiler yüzünden seyirciler ve inanların sayısı düşüyor, çünkü bizlerin önüne set koyuyorsunuz bırakmıyorsunuz inandıklarımızı yapmamıza Halbuki…. (Sözü yarıda kesiliyor)

Baba: Bana ne demek istiyorsun sen haddini bil köpek.

Çocuk: Bu sohbetimizin güzel bir şekilde geçeceğini hayal etmiştim, bana inanarak destek vereceğini sanmıştım ama yanılmışım. Farketmez, zaten bu dünyada bişeyleri değiştiren insanları her zaman zor kararlar beklememişmidir.

Bende benim için zor olanı yapıyor ve hayallerimin, isteklerimin peşinden gidiyorum…

Hayat basittir baba, Kararını verir ve arkana bakmazsın. Başaramazsan bile,  denedim dersin son anında.

Evet Sayın Juri, denedim….

Juri üyelerinin ilk sorduğu soru “Baban ile aranızda böyle bir konuşma geçti mi” oldu. Tebessüm edip “Bu soruyu soruyorsanız yeterince ilginizi çeken bir konu ve performansta oynamışım demektir” diyerek “Hayır, geçmedi” demiştim.

Ama biliyorum nice insanlar buna benzer durumlarla karşı karşıya kalıyor ve yenik düşüyor.

Bir fikre sahip olmak, ona nasıl bakman gerektiğini bilmek, onu büyütmek, düştüğünde kaldırmak. Bu fikre insanları inandırmak ve bu uğurda yanınızda durmalarını sağlamak…

Bu bahsettiklerim, hiç tecrübe etmediğiniz olaylar biliyorum. Bu bilmişliğim yüzünden “Küstah” etiketini yapıştırdığınızı da biliyorum. Acıyorum size, bir şeyleri başardıktan sonra kendinize “Nasıl bunca zaman yaşadım ben” derken acıyacağınız gibi…

Ben her zaman olduğu gibi, kaçınılmaz sonu size şimdiden söylüyorum belki bir şeyleri değiştirebilirsiniz ümidi ile…

Siz bana ne kadar şey söylerseniz söyleyin, başta da söylediğim gibi. “Hiçbiri önemli değil, benim düşünmek istediğim ve anlatmak istediğimden başka…”

Benimseyerek yaşıyorum hayallerimi, bu yüzden; ”Benim için bir kaç kişinin ne dediği değil, BENİM NE YAPTIĞIM ÖNEMLİ”

One Response to “İNSANCIKLAR VE DÜŞÜNCECİKLERİ

  • Yazıdaki okuyan kişiye hakaret ederken ki gülümsetmen bile çok ustaca insana kendini bulduruyor. Tebrikler

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: