İstemenin gereklilikleri!

istemenin gereklilikleri

Hayatında kaç defa “İstiyorum!” dedin.

Bir şeyi başarmayı, bir yere ne olursa olsun gitmeyi, bir kadını!

Boş verin başarmayı ve bir yere gitmeyi. Bir kadını gerçekten istediğinde zaten onun yüreğine doğru gitmeyi ve ona sahip olmak istediği büyün duyguları yaşatmayı başarıyorsun!

Heeeeey!

Karmakarışığım, çok şey istediğimden ama bazen şansın yaver gitmediğinde elde edemediğinden. Özlem dolu olduğumdan ve özlemi gideremediğimden. Tespit, analiz dolu bir yazı mı olacak yoksa duygu yüklü mü? Belki de okuyucunun kafasını meme yaptıracak kadar dağınık bir şey çıkacak ortaya.

“Gerçekten çok istedim ama” cümlesinde “ama” kelimesinden sonra sağlıksal bir şeyler yoksa her tarafı yalan kokuyor aslında. Size yalan söylemesine mi, aklınıza hakaret etmesine mi üzülmeli?

Yoksa her zaman olduğu gibi “buzlu badem” verip es mi geçilmeli?

Zihnimi Terket!

Tek taraflı istemeyi hiçbir zaman sevmemişimdir. (Sanki seveni varmış gibi)
Bu sebeple çeşitli eylem ve söylemlerle istek ölçümü yaparım. Bazen ise bu ölçüm öyle bir ayar da yapılır ki, karşı taraf senin istediğini çoktan istemeye başlamıştır bile.

Ki zaten istemenin gerekliliklerinin en üst levelinde bu vardır. Tabi size orta seviye gerekliliklerden örneklendirmeler yapacağım. Sonrasında ise konuyu bambaşka yerlere çekeceğim.

Akıl odalarımdasın!

Mesela çalışmak istiyorsanız, bir meslek sahibi olmalısınız.
Kilo vermek istiyorsanız, spor diet vb..
Zengin olmak istiyorsanız, çok çalışmalı, disiplinli, şanslı olmalı ya da kestirmeden olmak için hak hukuk yemelisiniz.

Peki ya eğlenmek, mutlu olmak istiyorsanız!

İşte burada biraz durup düşünelim. Gerçekten arkana yaslan vaktin varsa. Sigara içiyor isen yak bir sigara! Ruhunu okşayan ve zihnini berraklaştıran bir müzik eşlik etsin arkadan.

Eğlenmeyi istemenin ve mutlu olmayı istemenin gereklilikleri nedir? Düşün bakalım!

Sana sayfalarca yazıyorum aslında!

“Kişiden kişiye göre eğlenmenin ve mutlu olmanın yolları farklıdır” felsefesini yapma bana! Yolları farklı olsa da gereklilikleri aynıdır. Ki zaten tam olarak burada başlar işte. Muhalefetsen, mutlu değilsindir. Yazının kalanını okuma!

Kestirmeden zengin olmanın yolları aşikar. Şanslıyız ki, kestirmeden mutlu olmanın yolu da asırlar önce keşfedildi.

Cehalet…

Ama benim burada bahsettiğim doruklarda bir mutluluk! Üzülerek söylemeliyim ki, çok sık olmayacak. Cahil kadar her gün olmasan da, tattığın an hiçbir cahilin asla tadamayacağı bir dorukta olacak hislerin.

Nasıl mı?

Farkındalık! Şimdi bunu çok fazla açıklamam gerekiyor, üşeniyorum o kadarına. Tek cümle ile yetinmelisin…

Kendinin, anın, karşındakinin, eylemin, söylemin. Her şeyin…!

Bir sigara yakıyorum varlığına!

Bilinen farkındalıklar örneklerine girelim.

Normal zamanda içilen bir sigara ile, acı bir lezzet sonrası içilen sigara arasındaki zevk farkı.
Balığın normal lezzeti ile, rakının ona eşlik ettiğinde alınan zevk farkı.

Peki ya bilmediklerin, keşfetmediklerin!

İşte mutluluk orada saklı.

Rakamlarla anlatalım. X olayını ele alalım ve bu olayın mutluluk skalası 0-10 arasında olsun. Sen x olayından 3’ten daha fazla bir değerde haz alınacağını bilmiyorsun. Farkında değilsin. Balığı seviyorsun, rakıyı seviyorsun ama ikisini beraber denememişsin. Kimse denememiş ya da deneyimini paylaşmamış.

İşte istemenin gerekliliği…

Keşfetme arzusu! Her şeyi…

Topluma göre biraz edepsizleşelim mi?

SEX!

Haydi kurgulayalım.

Kimse bir sen değil kızım!

Yıllar önce bir kaç pozisyondan ibaret olan eylem.

Keşfetme arzusu bir çok pozisyonu doğurdu, hepsine ayrı bir isim takıldı. Kamasutra diye bir sanat çıktı.

Sex, sanat oldu! (Biz de hala ayıp!)

Düşünsene aptalca gidip gelmekten başka bir şey yapmıyor ya da sadece zıplıyorsun.

Şimdi her eyleme bir şey ekleyip ortaya kombo eylemler çıkardığımız da ne olacak.

Sana tanrıça gibi hissettirmeye bayılıyorum!

Gidip gelirken, zıplarken usulca dokunun ya da bazen sertleşin.

Şaplaklar, tırnak izleri!
Bedeniniz uyum içinde bir bütün olurken, elleriniz aldığınız hazzı ya da hissettiğiniz huzuru hissettiriyor karşı tarafa. Ve bunları yaparken ağzınız boş kalmamalı, fısıldamalı! Ya da edepsizce konuşmalı. Sevgi cümleciklerine de boğmalı.

En sonda kıçı dönüp uyumalı mı?
Yoksa;
en güzeli sarıp sarmalamalı,
o muazzam orgazm sonrası,
alna konan saf bir öpücükte
dahası!

Sex eylemini, gidip gelen ve sonra kıçı dönen olarak kısır tuttuğumuzda ne kadar haz alınır?
Her bir uzulun, her bir duyguyu yaşayıp,yaşatınca ne kadar haz alınır?

Erotizm! Herkesin hazzına istisnasız devasa ölçüde katkı sağlar. Gerisi sizin muhalefet olacağınıza ya da anlayıp, kendi yollarınızı keşfetmeye kalmış.

İnsanlar senin ne kadar güzel utandığını görseydi, kendinden utanırdı!

Şimdi kıçı dönen adam gerçekten 3’ten daha fazla haz alındığını bilmiyor. Bir öğrense, bir keşfetse müptelası olacak.

İşte bir de her anı fiziksel/duygusal doyumlarla geçen ve sonunda büyük bir boşalma ile biten bir eylem var.

Eğlenmek ya da mutlu olmak mı istiyorsun!

Her şeyin 10’unu yakala. Huzur da, aşk da, asla doyamayacağın orgazm da orada!

Hayat, farkındalığınızın başladığı an da.

Evet bebeğim, tam orası.
Benim için ayırmanın tam sırası!

Bu yazı “6 ‎Ağustos ‎2015 ‎Perşembe” tarihinde Küçük Hanım’a hitaben yazılmıştır!

6 Responses to “İstemenin gereklilikleri!

  • Evet burda 18 yaşinin altinda biri var! 😀 ama sonuna kadar okudu yaziyi, ara ara gozleri kocaman oldu ara ara guldu ama okudu.
    Ha birde şu cumleye takildim ;
    “Özlem dolu olduğumdan ve özlemi gideremediğimden”.

  • “İnsanlar senin ne kadar güzel utandığını görseydi, kendinden utanırdı!”…Eveeet Halilciğim 🙂 Anımsadığım günü umarım sen de hatırlamışsındır… Tam olarak bundan söz etmiştik seninle… Bildiğin birşeyi istemekle daha önce hiç öğrenmediğin bilmediğin birşeyi keşfettiğin zaman ki aldığın haz arasındaki farkı ancak bu kadar çekici anlatabilirdin zaten… Övmek için söylemiyorum ( tbiiki insanların seni onaylaması hoşuna gidiyor) ama anlatmak istediklerini acaba kaç insan özünde anlayacak ?Meçhul;) Kalemine aklının odalarına sağlık arkadaşım 🙂

  • @MelihKzltan
    2 sene ago

    Görülmeyeni görmek, hissedilmeyeni hissetmek… Yine güzel bir yazı. Farkındalığının farkına varmış biri olarak beğendim.

  • Apo abi yayin ac ozledik seniiiii datluum benim askimmm

  • Evet istiyorum dediginde durup dusunmeli insan ne istiyorum ne icin istiyorum ve karsiliginda nelerden feragat edebilirim diye ve sonunda mutlu oldugunda bu mutlulugumu devam ettirebilmek icin ne yapmam gerekiyo diye cabalamali

  • Kulaktan dolma yaşıoruz bu hayatı .. Birilerinin tecrübe ettikleri dayatılıo belki de … İnsan mutluluğunu kendi keşfetmeli , nelerden ne ölçüde mutlu olduğunu , nein o na ne kadar haz verdiini deneyimlemeli … Ama kolaya kaçar insanoğlu kendi ” 3 ” ünün değil de öteki berikinin numaralandırdığı hayatın peşinden gider …!

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir