Kalan Ömrüm!

Kum-Saati

Bu yazıyı, en iyi anlayabileceği ortamı oluşturmadan okuyanlar ya da okuduktan sonra bu ortamı oluşturmayıp, okumaya değer görmeyenler yazıyı terk etsin! (“Sert girmiş amk” gibi ön yargılarla, sonuna kadar okumadan karara varanlarda gitsin!)

“Daha yeni başladık okumaya, beni gönderiyorsun piç” diyenler kalsın. Kafası güzel onların…

 

Biraz dağınık olabilir yazı, şimdiden bilgilendirilmeyi hak ediyorsunuz. Bunun için şu an yapabileceğim çok bir şey yok. Çünkü hayatım şu sıralar çok dağınık. (Demogojik bir yazı olacak galiba diyenlerde burada gitsin.)

İşte kalan ömrüm de değiştiremeyeceğim bir şey. Söylediklerimin hangi anlamlara çıkabileceği ihtimallerini hesaplamak ya da olası tepkilere göre çoktan cevaplar hazırlamak. Galiba bunu değiştirmeyi istemiyorum! Çünkü düşünmekten çok keyif alıyorum. Sizin en sevdiğiniz şeye beslediğiniz arzu gibi, benim için düşünmek ve düşlemek.

Yazı hala çok dağınık!

O kadar çok şey var ki anlatmam gereken, anlamanız gereken.

Aslında bu yazıyı yazma amaçlarımdan biri de bu. (Zaten neredeyse her şeyi bir çok amaç barındırdığı zaman yapıyorum. Zaman kaybı olmasın diye. Bir kişiye anlatmanın zamanını harcamak yerine, topluluğa anlatmayı beklemek gibi.)

Ya da şu an olduğu gibi, yazarak “git oku” diyebilmek için.

Mesela “git oku” ne kadar da itici bir cümle, hatta ne kadarda kendini beğenmişlikten ölmemiş bir adam diyebilirsiniz. Onlar burada gitsin.

Kaçınız “adam bıkmış lan” diye düşündünüz?

Az anlatmak, çok anlamak.

Bugün durup baktığımda çabalamam gerektiği zamanı bilebiliyorum, beni tanıyan insanların hangi zamanlarda çabaladığımı bildiğini, hangi zamanlarda ise çabalamaktan vazgeçtiğimi anlıyor olmalarını seviyorum. Zamanında bu farkı onlara öğretebilmek için çabaladığım zamanların bugün işe yaradığını görmenin mutluluğunu yaşıyor ve artık çabalamadan da dostlarıma her şeyi doğru ifade edebiliyorum. “Çabalama Çabası” adlı blog yazımdan alıntı.

Yazmaktansa, konuşmak benim için daha iyi bir ifade yöntemi. Çünkü cümleyi okuduğunda vurguladığın ses. Ahhh işte tam olarak lezzetli kılan şey o.

Konudan uçuyorum yine!

Evet “Hayatım çok dağınık” dedik!

Ben dağıttım, isteyerek ve bilerek.

Nasıl bir dağınıklık biliyor musunuz?

Az önce sevişmiş saç dağınıklğı vardır, elinle biraz çeki düzen verdiğinde çok tatlı görünen! İşte öyle bir dağınıklık. Ben şu an ellerimle çeki düzen verme aşamasındayım!

Ve önümde 1 yıl 3 ay var…

30 yılı öyle yaşadım, eğer varsa kalan 30 yılı bambaşka!

Şimdi yumuşak bir müzik açın, arkanıza yaslanın! Size yalan söylemem için hiçbir sebebim olmadığına inanın. Empati yapın ve anlamaya çalışın.

Ömrümün yarısına yaklaşıyorum. Dönüp geriye baktığımda muazzam anılara sahip olduğumu görüyorum. Ne kadar da çok insanın hayatına dokunmuş olduğumu fark ediyorum. Ama minik dokunuşlar değil bunlar.

Neredeyse oturduğum her insana unutulmaz anılar, keşfedilmemiş cümleler, eğitici bakış açıları kazandırıyorum.

Evet itiraf ediyorum, öğrenebilene öğretmeyi seviyorum!  Onu elinden tutup bakış açılarının yaşam standartlarını yüksetlmeyi seviyorum. Daha bir çok şeyi de seviyorum. Dedim ya bir şeyi yaptığım da bir çok amacı oluyor. Sadece öğretmek, yükseltmek için mi yapıyorum?

Hayır!

Beyinlerine boşalmayı da seviyorum!

Bu yazının bir amacı da o. Hepinizin beynine boşalmak. Ve az önce sevişmiş saç dağınıklığımı ellerimle düzeltmeye başlamak.

Şimdiye kadar yazılanlardan “tipini ..iktiğim çok ukala, şımarık” diye düşünenler gitsin.

IQ değerim 100 olsun. 50 olanların arasında deha, 150 olanların arasında gerizekalıyımdır!

1-IQ’su 100 bile değildir diye düşünenler de burada hemencecik gidiversin.
2-Adam haklı lan diyenler beri gelsin.
2a)Niye sadece sana hak verenler gelebiliyor diyenler de gitsin.
2b)Adam farkında amk! diyenler gelsin.

Diye gider bu!

Hatırladınız mı yukarıdaki cümleyi “Söylediklerimin hangi anlamlara çıkabileceği ihtimallerini hesaplamak ya da olası tepkilere göre çoktan cevaplar hazırlamak.”

Daha çok fazla ihtimal var, kapasitem yettiği kadar düşünüyorum ve bunu yediden yetmişe her şey için yapıyorum. Evet kabul ediyorum! Sapığım…

En çok neyi seviyorum biliyor musunuz?

Tahmin edemediğim ya da çok düşük ihtimal verdiğim bir tepki almak!

Ahhh, bunu yapan insan lezizliği. Onları hemen hayatımın çemberine almak istiyorum.

Çemberi’de anlatalım!

Her insan hayatının merkezindedir. Merkezdeki nokta benim! Noktanın etrafını sarıp sarmalayan insanlar var. O küçük noktaya zarar gelmesin diye koruyup kollayan.

Annemiz, babamız, kardeşlerimiz.
Sonra dostlarımız, kankalarımız.
Piç olmamış sevgililerimiz.

Merkezdeki noktadan uzaklaştıkça, samimiyet azalır. Değer azalır! Sıradanlığın kol gezdiği mecralara doğru gidilir.

Benim çemberimde olabilitesi 4 yer var.

Çemberin dışı!
Çemberin üstü!
Çemberin içi!
Çemberin merkezi!

“Daha ne kadar çok şey var yazılacak, sanki daha yeni başlamış gibiyim yazıya”

Şimdiye kadar okuduklarınızdan bir şey anlamadı iseniz ben mi, siz mi suçlusunuz? Yoksa suçlu aramak boşuna mı? Ya da anlayanları alıp, diğerlerini yok mu etmeli?

Aslında siz de öyle yapmıyor musunuz? Sizi anlamayan herkesi hayatınızdan uzaklaştırmıyor musunuz?

Peki beni anlamak sıradan insanların yapabileceği bir şey değil ise?

“Niye sen nesin amk, uzaylı mısın?” trollerini de burada gönderiyoruz!

Şöyle diyelim.

Bugüne kadar oturup kalktığım her ortam da en çok anlayan, anlayış gösteren ben oldu isem ve bundan artık bıktı isem! Ömrümün 30’unu sizi anlamakla geçirdim, eğer varsa kalan 30’unda siz beni anlayın amk! diyebiliyorsam ve siz daha burada yazan “amk” kelimesini hakaret/küfür olarak anlamayı tercih ediyorsanız gerçekten de döl israfı olduğunuzu kanıtlıyorsunuz, o yüzden de burada gidiyorsunuz.

Ben size “döl israfı” dedim diye, öyle olmuyorsunuz. (“Arkalarından konuştum” ve burada da ne demek istediğimi anlamayanları sükunetle gönderiyoruz)

Tınlamayın geçin, ben bir çok şeye öyle yapıyorum.

Ufak bir anımdan bahsedelim mi? İnsanların ne kadar gerizekalı olduğundan! Belki o salaklardan biri de sizsinizdir. Başınıza aynı sonuç gelmemiş olsa da bu gelmeyeceği anlamına gelmeyecektir!

Bir kaç arkadaşın arasına girdim. İçlerinden birini tanıyorum, yanımda da oradakileri tanıyan bir arkadaş var. Kendi arkadaşımı onların arasına bıraktım ve onların arasındaki adamı alıp uzaklaştırdım! Kapatmam gereken bir defter vardı.

Bu defteri kapatıktan sonra (Tabi fırçalama ve aşağılama eylemleri ile beraber) bunun arkadaşlarından biri dayılanmaya başladı!

Ahhh gerizekalı dayı! Asarım, keserimli konuşmalarını duymaya başladım. Uğraşamam deyip, yoluma devam ettim. Onu tutuyorlardı zaten.  Son duyduğum “seni keserim oğlummm” cümlesiydi.

On dakika sonra haber geldi. Kriz geçirmiş! Acile kaldırmışlar…

Ve yaradan “seni keserim” diye son sözü söyleyip dayılanmaya çalışan dayının nefesini kesmişti!

İşte bu kadar gerizekalısın dayı! Dayılanmayı, hayatından daha değerli gördüğünden dolayı malsın. Ve bu dünyaya mal nesiller getireceksin!

Sana acımıyorum ama belki de rızası olmadan sahip olacağın/olduğun kadına acıyorum! Çocuklarında biraz farkındalık olursa eğer “Tanrım, neden mal bir babam var” cümlesini söyleyeceklerini bildiğim için, çocuklarına acıyorum!

“Tanrım” dedim diye “aha ateist” diyen gerizekalıları da şurada gönderelim bu yazıdan!

Tanrı: Türkçe
Allah: Arapça
God: İngilize
Kürtçe: Xuda

Her lisan bir insan!

30 yılımı bazı ütopik düşüncelerle geçirdim! İnsanlar eğitilebilir, dünya daha iyi bir yer haline gelebilir! Ben kendi evimin önünü temizlersem bir şeyler olabilir!

“O kadar akıllı geçiniyorsun da, bunu önceden anlamadın mı” diyenleri de burada gönderelim.

-Not: “Eee kimse kalmayacak, herkesi gönderiyorsun yavaş yavaş” diyenler yazının sonunu beklesin!

30 yıl temizledim, artık kirleteceğim!

Evet kronolojik sıralama bunun tam tersi! İnsanlar kirlenir/kirletir sonra temizle(n)mek için çabalar!

Ben ise 30 yıl temiz kaldım. Sıradan kelimelerin eşsiz ve benzersiz cümlelere dönüştürülüp bana bahşedildiğine tanık oldum. Muazzam tatmin oldum, onure oldum, götüm de kalktı ama tam ayarında!

Sonra bıktım!

Ama asla daha fazla yükselmesine izin vermedim! Hak etmediğim konularda, götümü kaldırmalarına müsade etmedim.

Ama baktım ki, insanlar hak etmedikleri konularda kendi götünü kaldırıyor.

Tiksindim, gerizekalı dedim! Baktım ki gerizekalılar, gerizekalıları kullanıyor!

Akıllı olan kendi aklını, daha akıllı olan diğerlerinin de aklını kullanır! der bilgeler.

Evet bunu bende yaptım ama o kadar gerizekalı da kullanacak akıl bulamadıklarım burada bahsettiklerim!

Hepimiz birbirimizi kullanıyoruz!

Sevmek bile kullanmak aslında. Onu sevmek bize muazzam duygular tattırıyor diye seviyoruz.

Yine bıktım!

Anlatmaktan bıktım. Bir düşünce belirttiğim de “hayır öyle değil” dediklerinden sonra anlattığım olay ve bakış açılarının sonunda bana “evet öyleymiş” demelerinden bıktım.

Anlatmadan anlamayanlardansanız siz de burada gidin!

Bu yazıdan bir şey anlamadım diyorsan, anlamak için biraz daha çabala ya da çek git, anlamsızlaştırmadan… “Çabalama çabası” yazımdan başka bir kesit. (O zamanlar da gönderiyormuşum)

İnsan, insana muhtaçtır.

Taze kan açlığım var evet. Bir çoğunuza muhtacım!

Ve lanetim başladı. Yeni bir insan açlığını doyurmak için yaptıklarım, beni doyuracak “iyi insan” nüfusunu o kadar fazla azalttı ki. Yalnız kalmaya başladım. “Yeni İnsanlar” adlı blog yazımdan bir kesit.

Ama aynı zamanda, size ihtiyaç duymamamı ya da çok az duymamı sağlayacak muazzam insanlar da var, çemberimin merkezinde!

İç ses: Burada yazmak yeterli olmayacak! Şu an yazıyor olduğum kitabı bir an önce bitirmeli ve “git oku” değil de “al oku” demeliyim.

İki kelimeden oluşan iki cümle arasındaki 7 farkı bulamayanlar da burada gitsin.

Çünkü doymak için yaşıyoruz!

Midemizi, duygularımızı, egolarımızı, cebimizi!

Hepimiz aç insanlarız!

Ve beni doyuramıyorsanız kalan ömrümde sizi istemiyorum.

Çünkü bildiğiniz bir şeyi yine söylüyorum. Bıktım!

O kadar bıktım ki, çok radikal bir karar aldım!

Sevdiklerimi, işimi, birikimimi kısacası her şeyi bıraktım ve gittim.

“Ben gittim mi tam giderim” gibi atarlanmadan gittim.

Her cümlemden sonra “şimdi de şu konulara değinelim” gibi onlarca konu geçiyor aklımdan!

Hala yazıyorum ve hala doymadım! ama kendimi anlatmaktan ve kanıtlamaktan da sıkıldım!

Evet beyninize boşalmak, öğretmek vb bir çok şey için yazıyorum demiştim ya, işte doymak için de yazıyorum! Kitap çıkacağı zaman “en harika yazar benim” gibi bir amacım yok ama “çok samimi bir yazar adayı” gibi bir hedefim var.

Burada da sıkılanlar gitsin!
“en harika yazar, çok samimi yazar” arasındaki 7 farkı bulamayanlar da gitsin.
Bok gibi yazmışsın, diyenlerde gitsin. -Sensin bok!
Bu yazının altına bir kaç kelime yorum yazamayanlar da gitsin!
Bana bir şeyler öğretemeyecekler de, adam olamamış erkekler de, dişi olamamış kadınlar da gitsin!
Ataerkilliği marifet görenler ya da kadının çapkın olamayacağını düşünenler de!
Yazıyı noktalama işaretlerine göre okuyamayanlar da gitsin, imla kuralları hatalarıma takılanlar da.
“Sürç-i lisan ettiysek affola” ama özrümü kabul etmeyenlerde, “özrü kabahatinden büyük diyenlerde.
Ressam ve Çırağı” hikayesini bilmeyenler kalabilir ama okuyup anlamayanlar def olup gitsin!

Hiçbirinize ihtiyacım yok. (Lafın gelişi olduğunu anlamayanlar da burada gitsin)

Elimi tutup, her şeye rağmen sevebilen ve bana her konuda suç ortağı olacak olan dişi kalsın sadece!

(Vay amk, karı meraklısı çıktı bu da! -Erkek değil misiniz hepiniz aynısınız diyenlerde burada gidiyor.)
(Karı mı? Çok iğrenç, o kadar yazmış ama sonunda sıçmış diyenlere de burada güle güle)

.
.
.

Kimse var mı?

 

 

 

62 Responses to “Kalan Ömrüm!

  • “Ben gittim mi tam giderim” gibi atarlanmadan gittim. Diyen beynin, bütün bu kelimeleri yazarken yorulan parmakların, arada laf sokan o muhteşem zekan asla durmasın. Ve eğer varsa bir 30 yıl ömrüm daha okurum yazılarını.

  • Herkes algılayamaz ama algılayabilenler için güzel değişik ve düşündürücü bir yazı. Yazına sağlık Apo

  • Yalkın ( vanilyan )
    3 sene ago

    Öncelikle senı övecek seni yerecek sözlerden kaçınmak istiyorum .
    Öyle’ki bunu diğer arkadaşların fazlası ile yapacağından eminim.

    Keyif alarak okuduğum sonrasında ise senden ,
    senin sesinden dinlemenin daha bir mutluluk verdiğini belirtmek isterim .

    Yaşanmamış ve sadece yaşanılası muhtemel bir ömür üzerine düşünmen , hayli ilgimi çekti .

    Bu yazıyı okumak , eleştirel bir bakış açısı yada özümseyip , damıtmak oldukça zor …

    Hepimiz bir yerlere yolcu , bir yerlerde ise hancı durumunda değilmiyiz…

    Yazındaki keskin dönüşleri farketdim.

    Bir keskin dönüşte benden gelebilirmi !

    Girişteki sözümü tutamıyorum 🙂 ( ilk cümleme bak 🙂

    Samimiyetin ete kemiğe bürünmüş hali olduğunu düşünmekteğim. Öyleki kalan ömründe sana gıpta ile bakacak insanlar olduğundan eminim ..

    Hayatına yön veren seyrüseferin bitmeyeceğini ve pusulanın seni
    nereye götürürse götürsün . Güzel arkadaşlıklara , Kadim dostluklara doğru yelken açıcağına eminim

    Çemberin bi taraflarında kalmak dileğiyle…

    Çenenin susmasını istemediğim kadar kalemininde yazmasını istiyorum.

    Şunuda söylemeliyimki beynimin sağ ve sol loblarına boşaldın pislik :)))

  • @MelihKzltan
    3 sene ago

    Biraz önce bu yazıyı okuduğun periscope yayınının replayini izledim. (Tabiki çayım ve sigaram eşliğinde.) Yazdığın şeylerin güzelliğinden öte sanki benim duygu ve düşüncelerimin yazıya/söze dönüşmüşüydü. Kendimi bu yüzden küçümsedim, ah bi konuşabilsem dedim. Yazının ilk “yazıyı terk etsin” söyleminde (yani ilk cümlesinde) kendime gerçektende kurala uyan biri olduğumu düşünürsem yazıyı terk edeceğime söz verdim. “Resam ve çırağı hikayesini bilmeyenler” sözü geçtiği an bir ürperme geldi çünkü bilmiyordum ve bu muhteşem yazıya devam etmek istiyordum ama “onlar kalabilir” ile devam etmesi içime su serpti. Sonra niye yazıyı bu kadar beğendiğimi düşündüm. Sen gerçekten benim kafamın içini dışarı yansıtan bir projeksiyonsun ve ben kendimi seven biri değilim. Galiba sen bana kendimi sevmeyi de öğreticeksin, teşekkürler. Şimdi gidiyorum. Nereye mi? Tabiki ressam ve çırağının hikayesini okumaya ve anlamaya.

    .
    .
    .

    Biz varız. (Ve kimiz biz?)

    • Ressam ve çırak hikayesi dahil toplamda 3 bağlantı var yazıda 🙂 Hepsini okuyabilirsin. Ve bugüne kadar bana projeksiyon benzetmesi yapan ilk insansın.

      Bunu sevdim 🙂 Daha nice afiyetle okuyacağınız yazılar yazabilmek dileği ile…

      Kitabım çıktığında daha güzel olacaktır 🙂

    • Şu an karşımda oturuyor ve ben ona içimden binlerce kez tebrikler yağdırıyorum. bu ülkenin senin gibi farklı doğal gerçekli fikirlere ihtiyacı var yüreğine sağlık Apo 🙂

  • Ah Apocum ahh yine beyinler tecavüz altında işin en güzel yanıda bu durumdan fazla zevk aldım ☺️ Harika bir yazı olmuş kalemine, aklına ve düşünce gücüne sağlık..
    Evet yaşadığın 30 yılın tamamına çok hakim değilim hatta hiç ama dilerim ki kafası güzel adam kalan 30 belki daha da fazla yıl süresince merkezinde senin yer aldığın bir çemberde “Aşçıbaşı online ” olarak hep kalırım.. Tabii sende istersen, ee istersin herhalde dimi
    İç sesine kulak ver o kitabı bitir bize de al oku kısmı düşsün
    Ben şimdi gidiyorum ama buralarda olacağım diğer yazıları okumam gerek..!

  • Yazıyı önce baştan sona okudum. Kendimle mi konuştum? Saçmalama merve, sen iki kelimeyi bir araya getiremezsin.
    Neyse bakalım neler çıkarmışız.
    Ah evet! İmrendigim noktasına değinmiş yazar. “Topluluğa anlatmak.” Sadece kendisiyle dertleşebilen bir insan için ne büyülü bir kelime. Ama suç benim değil ki, benim sürüme dinleme özelliği eklemiş ki Rab, çevremdekilerin başına..
    Yazıya döneyim 🙂
    İyi dostlar biriktirmişsin anlaşılan. kendini onlara anlatabilmiş, varlığını hissettirebilmişsin. Zira bana o duyguyu tattırmadılar. Bu senin için lutuf.
    Yazmaktansa konuşmak benim için daha iyi demişsin ama ben senin yazılarını okurken seninle başbaşayım. Hatta içinde beni buluyorsam kendimleyim. Her ikisinde de çok iyisin.
    Evet “Hayatım çok dağınık” demişsin. Ne güzel yahu. Benim evden işe, işten eve hayatım daha bok. Tekdüzelik bombok.. Gece yatağa yatınca hemen uyuyorum. Düşünecek hiçbir şeyi olmaz mı be insanın yuh! Deme 🙂 var tabi. Ama bıktım. Yazıya devam edelim..
    Ah işte! Bir cümle yakaladı benliğimi. “Sizi anlamayan herkesi hayatınızdan uzaklaştırmıyor musunuz?” Nikah masasındaki gelin gibi eveet diye coşkuyla bağırdı iç sesim.
    Allahta beni kahretmesin. İlk hatada sildiğim insanlardan özür dilerim. Zira benim hata eşiğim çok düşüktü. Ondan affetmedim sizi. Şimdi anladım, yeni anladım. Geç anladım ama anladım. Artık hemen anlıyorum. Ama dönmeyin. Geçmişim sizinle güzel. Biz taze kan lazım 🙂
    Yaşım 23 sayın yazar ama baksan 3 tane dostum yok yanımda. Ve evet İNSAN İNSANA MUHTAÇTIR. Tıpkı bir yudum su gibi. Ne büyük lanet.
    Açım, üzgün olduğumda sarılıp ağlayacak birine. Açım, akbilimizi fulleyip bi İst sefası yapıcak birine. Ama -muş gibi yapıyorum. Kimseye ihtiyacım yok-muş gibi.
    Bıraktım.. Kendimi kendime. Herkesi herkese.
    Benim sorunum anlatamamak, konuşamamak. Kafamda kitap yazıp insanın yüzüne bakıp mal mal gülümsemek. Benim sevincimden ona ne ki? Benim üzüntümle ne kadar üzülür ki? diye diye şans tanımadan yalnızlaşmak.
    Senin sorunun ne peki?
    Hem anlatabiliyorsun hemde anlayabiliyorsun. Bide üstüne düşünebiliyorsun yahu. Sorduğun soruya vereceğim cevabın cevabını benden önce düşünüyorsun. Beklemediğin cevabı alınca altın bulmuş gibi seviniyorsun 🙂
    Acaba bu mu seni anlaşılmaz yapan yada hepsini yapabilmen mi seni bıktıran. Herşeyi fazla yapman.
    Tabağına her yemekten fazla fazla koyarsan ne olur? Hiç bi tat alamazsın. Yemeye çalışırken dökülür, taşar bi yerden.
    Hepsinden az az olmalı. Evet yemeğini, duygularını diğer insanlarla paylaş. Ama açlıkları kadar. Fazlasını hazmedemezler.
    Ben yapamadım. Zamanında çok sevgi, çok anlayış verdim. Karşılık göremeyince bıktım, bıraktım, yalnız kaldım.
    Ama sen bıkma, bırakma, benimle kal.
    En önemlisi değerine değenle, sevgiyle kal.

  • Busra Tuba
    3 sene ago

    Doymuş ve zevkine yaşayan insan farkindaliginin muazzam beyin orgazmi(yazarin belirtmelerindendir) sonucu dökülen ama zinhar kirletmeyen bilakis çogaltan düşünce tohumlari ekemeyenler zayi edenler de hayattan siktir olup gidebilir.Soylemeden gecemiyecegim kadinin capkin olamayacagini düşünenlerin ta amk ! Dvdjsns yine şasirtmadiniz sayin lunaticim

  • Yazıdan kalanlar ‘farklı lezzeti’ tadanlar..Bayıldım! Umarım kalan 30 yılda o kocamaan yüreğinden geciyorsa onu yaşarsın.Ruh halimize göre müzik açar dinleriz ya burdaki yazılardan ruh haline göre acıp beynimize bosalmana izin vermemiz gerek muhteşem cümleler barındırıyor.Ellerine,yüreğine sağlık❤️

  • Okudum yarın iki sınavımın olmasına rağmen okudum gitmeden okudum. Tecrübe dolu baştan sona çekip gitmeyenlerin vay aynen bee diyebileceği bir dizüstü kitap geliyor herhalde ? Haftasonu daha geniş bir zamanda diğer yazıları da okumak istiyorum

  • Aslında yazının içinde gizli bir nokta saklı, anlatılanların özeti(ressam ile çırağı hikayesinde )
    – Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.
    – Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.
    – Asla bilmeyenle tartışma.

    kısa ve öz yazılarınızın devamının gelmesi dileğiyle…

  • Yazabileceğim tek şey var… Şu kitabı imza baskılı istiyorum 🙂 Öğret ki öğrenelim farkında olalım ve bütün gerizekaliları beraber ezelim 🙂
    .
    .
    .
    !… BEN VARIM…!

  • Hilal arslan
    2 sene ago

    Ben varım
    Evet yeni tanıdım . Gerçi bi insanı tanıdım demek çok zordur ama tanıdım kelimesine en yakın olanda sensin sanırım içtenliğine samemiyetine sağlık evet seni standart insanlar anlamaz

  • Elimi tutup, her şeye rağmen sevebilen ve bana her konuda suç ortağı olacak olan dişi kalsın sadece

    Eğerki kalınacaksa yukarıda bahsedilen beyin ilişkisinde hem fikir olmalısınız.

  • Seyfullah
    2 sene ago

    Ah samimi yazar, iste butun aradigim buymus sadece sana lazim degil taze kan bende bir taze kan tanidim, taniyorum o kitabi alip okuyacagim günü sabirsizlikla bekliyorum.
    “Tanrim neden mal bir babam var” cumlesinde ki baba rolünü almak istemiyorum belkide ondan buradayim kalemine, diline ve yuregine saglik.

  • Yazinin demek haksızlık olur esersinin bazı (anlamak için ikinci defa okumak sonra bi süre düşünmek gereken) yerlerinde gidip gitmemek arasında kalmış olsam da gitmemem gerektiğini anlayıp, kimse var mı? Sorusuna ben de varım diyorum ve bi sigara daha yakiyorum

  • Yaradan herkese kullanması için bi beyin lütfetmiş. Kullanan ve kullanmayan insanları göz önünde bulundurmuş. Kimi doğuştan yeteneklidir kimi kendini belli bi yönde geliştirir , geliştirmek ister. Halil abi ( abi diyorum yaş olarak büyük olman ayrı bi yana yaşım 35 olsa bile şu an bu yazıyı okuyup ta bi şeylerin farkına varılmasını sağlaman bir kişiye bile + bişeyler katman sana abi denilmesine değer.)

    Yazacak bişey bulamıyorum ne bileyim şu şekilde bi düşünce geldi şu an aklıma , insanın hayatında kendine çeki düzen verecek tanıdığı yada tanımak istediği bir kişiyi hayatına örnek olarak görebilecek biri olması gerekiyor. Yalan yok şu zamana kadar annem ne kadar da kendinden düşükleri değil yüksekleri gör her zaman dediğinde fazla aldırmayıp yine hep altımdakileri görsem de şu an şu yazıyı okuduktan sonra , haklıymış dedim annem. Yazdığın tüm bu yazıda samimiyetin o kadar ön planda ki çok sade bi hayat yaşadım diyebilirim şu an.
    Daha yazmak var içimde bişeyler ama cümleye dökemiyorum , öyle ki şu kadar cümle kuramazken senin şu yazına karşılık senden çok öğrenilecek şeyler var abi.
    Sonu gelmez bunun 🙂 Abicim senden öğreneceğim çok şey var sürekli takipte olacağım seni 🙂

    Gerizakalı insanların soyunu iyi insanların devam ettirmesi dileğimle :))) Bu yazıyla bilgilenecek çok insan olacağına canı gönülden inanıyorum abi.

    Güzel gören güzel düşünen insan , hep Mutlu hep Polyannacılık oynayarak devam eden bir yaşamın olması dileğimle …

    Dünya küçük, bir gün yüz yüze sabahlara kadar sohbet edecek gün olur inşallah 🙂

    • Bana başka mecralardan da ulaş. Kim olduğunu bilmek istiyorum! Bu kadar uzun bir yorum karşılıksız kalmamalı ☺ ama unutma şımarmamalı

  • Yazının her yerinde ayri bir gülümseme ve “sanirim hala gitmemeliyim amk!” Diyerek gecirdim 🙂 çok fazla birşey söyleyemicem çünkü suan beynime dağılan düşüncelerle sevişiyorum sigaramı yakmak uzun zaman alıcak !!! Çembererin merkezine yolculuk edebilmek dileğiyle !!!

    • Wouv!

      “Çemberin merkezine yolculuk edebilmek dileği.”

      Kesinlikle işiniz zor hanım efendi.
      Bugüne kadar oraya sadece iki kişi girebildi.
      Ama olsun, kendine güven olması gereken bir özellikti.
      Bu yüzden bol şans dilemeli 🙂

  • Ali ( Hiram2 )
    2 sene ago

    Selam ben kaç haftadır seni takit edip dinliyorum fakat cesaret edipde yazamıyorum neden diye sorarsan çünkü seni dinleyerek kendimi geliştiriyorum buna belki cahillik veya eğitimsiz diyebilirsin fakat ben bu şekil düşünmüyorum öğrenmenin yaşı sınırı yokdur…senin hikayene gelelim iş hayatın iniş ve çıkışların bu senin öz güvenin ve cesaretinden kaynaklanıyor ve en çok dikkatimi çeken ise senin kitabının bir an önce çıkmasını ve beynimin boşala boşala okuyup tatmin edip bilgileri ve tecrübelerini çalmak çünkü ben bir hırsızım aslında benim sana ihtiyacım var senin değil halil beyin hırsızlığı kadar güzel birsey yok…yani kısacası eğitime para ve kurslarda boşuna zaman kaybına geçirmye gerek yok senin tavrın ve bilgi gücün zaten benim beynimi boşaltıyor… 30 sene kalan ömründen çalmak üzere hoşçakal ……!

  • Newrozelal
    2 sene ago

    Hepinizden nefret ediyorum ama tek başımayken canım sıkılıyor!

  • Halil!!! gece evimin hoş sohbetli misafiri bişey var sende beni çeken başka birşey bunun adı sanırım herşeyden biraz sen evet yüreğime dokundu yazdıkların empati kurdum dedim ki beni anlatıyor kişisel gelişim kitaplarıda okuduğumuz Zamanda isteriz ya bizi bize anlatmasını ve sürüklemesini işte sende bu var sürüklüyorsun be azizimmbundan sonra dağılsanda seni toparlayacak yürekli sevenlerin var mesafeler engel değil sana bir periscope kadar yakınız her gece Her zaman evimde misafir kal çünkü sen baş tacısın !!!

  • Neredeyse her cümlesinin kafamın içindeki seslerin toparlanmışı olduğunu fark ettim.

  • EsmerGuluslu # Dilan
    2 sene ago

    Iyiki tanidim, iyiki varsn.. ve ömrüm boyunca hep aklım ve kalbimde olacak insan oldugun icin tesekkurler 🙂

  • seraazat
    2 sene ago

    Tedirgin, bir o kadar da sevgiyle ilgiyle okudum yazını sayın Lunaticim. Açlıktan ölüyorum, zira doydum dediğim anda hayatı boka çevirenler beni geri kusturdu. Böyle insanların var olduğunu bilmek mutluluk kaynağı. Takipteyim, aşkla gel beynimize…

  • Ben son 30 yilimi senin gibi gecirmek cabasinda ve “Taze kan” arayisinda oldugun icin buradan uzaklasiyorum.

    Yazini buyuk keyifle okudum ve yararlandim. Tesekkur ederim.

  • Doğrusu yazı bana biseyler katti. Bazi insanlarla konusurken neden farkli bi insan oldugum konusu biraz agir basiyor suan. Neyse bunu gecelim. Benim sana katabilecegim pek bir sey goremiyorum simdilik . Ama yayinlarini ve blogunu takip edicem. Belki senden kapacagim seyler olur. Belki sana da bir sey ogretiriz bilemem. Sacma bi yorum olmus olabilir. Zamanini caldiysak affola

  • Ahmetmete80
    2 sene ago

    Periscope’u 4 kere sildirip 5 kere ekleten adam ! Sezgilerim, ön yargımı yendi.Yazıyı sonuna kadar kovulmadan okuyabildim 🙂 Ne zor, ne tatlı, ne farklı geldin hayatıma..O halde hoşgeldin

  • Dilan Aksakallı
    2 sene ago

    Çok kitap okuyan bi insan değilim, hatta okuduklarımın bir çoğunu da sarmadığı için yarıda bırakan bi Karı’yım. Sıkılmadan okuduğum ve ne zaman bitecek diye beklemediğim acaba sonunda ne diyecek diye merak ettiğim ama bu merakı tatlı tatlı giderdiğim bir yazı okudum. Yazı da değil 30 yıllık bir yaşantının en kısa halini okudum. Tesadüflere inanmam, bence ben bu adamı tam zamanında buldum!

  • Periscope ta çektin dikkatimi hemen ilk yazıda anlamayacağımı düşünerek bi kaç kez gel gitte kalsamda yazıyı bitirebildim. Topluluğa anlatmak isterim dediğin kalabalıktan biriyim ben artık.

  • Yazıyı okudum ve tanıdığım kafası değişik çalışan insanlardansin.insanlarında seni bu yüzden sevdiğine inanıyorum bence seni seven herkes düşünce yapini seviyor ve öyle bi yapıya sahip olmak için seni izliyor ve okuyor. Yorumlarda çok farklı şeyler yazanları gördüm insanlarin yorumlarıni bile etkileyebiliyorsun:)

  • Şimdiye kadar soslu veremediğim mücadelenin serd bir dille şiddetle vermiş olduğu mutlulukla yaşadığımız düşünürken ikinci defa seni periskopta girdiğimde aha yine bu çocuk dedim,ilkinde ne yapmaya çalıştığını anlayamamıştım soramiyorumda çünkü periscopta yazamayanlardanim 🙂
    Neyse bugün izledimk seni yine orta parmak falan biliyor dedim . skyp bağlantıda aslında insanlara yani benim gibi taze kanlara anlatmak istenilenin gerçekliğini anladım sedeç 🙂 şimdiye kadar soslu mücadelenin daha etkili olduğunu eğer ki degmeyecekse o kişiye hayatı boyunca unutmayacagi bir yumruk yerine sadece bir soz söylemenin daha üzerinde etki bırakacağını çizmek uzereyim.beynime bosalabilirsin sadeç.korkmuyorum sozlu mücadeleden artık , cekinmiyorum ark beden üzerinde duran yuvarlak kütlenin içindeki benim gibi düşünmeyen bos beyinlerden. En azından azik çıkınimi aldım omzuma arkandayım takipdeyim sadeç.
    Sadece birşey soyleyimmi kimileri şanslı doğar, kimileride şansı kovalar!
    Kimileride şanslı doğup hala şansı kovalar!
    Koşmaya devam…

  • Cem Çıkmaz
    2 sene ago

    Yayına bir invite vasıtası ile katıldım sonra bu Ada’m nabıyor acaba diye düşünmeye başladım. Yaktım bi sigara dinlemeye devam ettim,sonra baktım terapi vs ‘gerizekalı’ aklımın kurbanı oldum ve dedim ki galiba periscope üzerinden yayın yapıyor ve kendine kazanç sağlıyor. Hemen yazdım ne kadar seans ücreti dedim. Cevabı ise çok sert oldu. Bir an kendimi kötü hissettim sanki bir suç işlemişim ve babam yada annem bana kızmış gibi… Sonra yayını izlemeye devam ettim ve anladımki önyargımın kurbağını olmuştum. Yayın bittikten sonra hemen blog sayfasına girdim ve okumaya başladım. İlk başta bu Ada’m ne yazıyor ya böyle kafasımı yanmış diyip kapatmak istedim sayfayı ama bir yandanda acaba ne anlatmak istiyo diyip okumak istedim ve hepsini okudum. Ve hergün yayını bekliycem.Yaptığım saygısızlıktan dolayı kabul ediyorum gerizekalıyım…

  • Hayatta beni anlıyamıyan penceresi dar olan insanlar için çaba göstermemem gerektiğini , bu çabaların boş ve yalnızca beni yıpratacak şeyler olduğunu gördüm. Penceremi genişlettiğin ve diğer insanlardan farklı olduğumu bana gösterdiğini için teşekkür ederim.

  • Murat Tokmak (@muraadd55)
    2 sene ago

    ”BEYNİN MERKEZİNE YOLCULUK!”

    Kesinlikle Dünya’nın Merkezine Yolculuk’tan daha önemli. Beyni olmayanın dünyası da olmaz! Her beyine de boşalınmaz. Ha ille de boşalıcam diyorsan burdayım. Boşaldığın kadar boşalabilene dek yanında, yayında, buralardayım.

  • mehmetkaan
    2 sene ago

    Günlerdir kafamı kurcalayan ukala tavırlarla, bir kez daha karşılasmış olmamın haklı gururunu yaşayamıyorum.
    Neden, niçin, nasıl, ne gibi, ne gerek var, hasstir lan ve daha onlarcası. Merakımı celbettin ancak neyi merak ettiğimi hâlâ anlayamadım cenabettin.
    Gecenin bir vakti, tesadüfen, üstelik böyle bir programın varlığından nefret etmişken, insanliğimdan, varsa adamlığımdan utanmışken çıktın karşıma. Bu ne lan? Kim la bu lavuk? Oha egosuna zıpladığım, ” o ne özgüven o”, falan filan İnter Milan derken, hooopp buradayım.
    Biraz izle, biraz dürt, biraz tahrik, biraz teşvik, az taciz, çok taviz, ne anlayacağım acaba sonunda?
    Ne okuycam lan senin yazılarını?
    Kimsin oooolüm sen?
    Du bakayım bu yazıda ne demiş?
    Kafam hâlâ çok karışık. Neden tahammül ediyorum?
    Çok mu sevdim tarzını?
    Yoksa çok mu uyuz oldum?
    Belkide benim diyemediklerimi dediğin içindir.
    Niye, ben diyemez miyim?
    Demisimdir belki de ters tepmişdir midir?
    Karışik kuruşuk aforizma yazarken, antin kuntin laforizmalar üretsem, daha uzağa işer miyim?
    Çişim mi var yoksa?
    gerçi olsa anlardım
    Belkide anlamadığımı anlamak için buralardayım.
    Bilmem, bilmelimiyim?
    Acaba “Kalan Ömrüm” de bir eksiği mi tamamlamak istiyorum?
    izleyelim, görelim…

  • Gitmemi gerektiren birçok şeyi düşündüm yazında ama gitmedim.Muazzam bir düşünce yapın var.Bakış açından faydalanmak istiyorum ve kendi bakış açımla sana fayda sağlamak isterim.(olduğu kadar)Sana rastladıgım için şanslı hissediyorum.Yolun açık olsun beyni güzel adam

  • Bakış açın gerçekten başarılı sikilmak ve ayni anda meraklanmak ilginç.

  • Tuğba Öztürk
    2 sene ago

    Ben varım! Buradayım..
    Aklını seveyim

    Bu yazıyı senin sesinden duymak isterdim. Yorumlara gözattım da, yayında aylar önce okumuşsun galiba.
    Umarım en kısa zamanda yine okursun. Ben de zevkle dinlerim.

  • ümran gökçeoğlu
    2 sene ago

    Gülümseten ,düşündüren ve sonunda da duygu karmaşası yaşatan bi anlatım..bi iç döküş..aslında yayında yaklaşık bi 15 dk. kalışla da anlamlandırılabilen {adam}
    Yolun açık olsun.Eşlik edebilmek dileğiyle…

  • Kahraman
    2 sene ago

    Açıkça söylemek gerekirse, yazının orta bir yerin de postalanmak korkusuyla başlamıştım bu yazıyı okumaya. Ama okumanın verdiği rahatlıkla, kovulursam bile nerden bilecek? Amk düşüncesiyle başladım okumaya. İşin ilginç kısmına geliyorum. Okuduğum bu yazı boyunca yaptığım tek yorum; soluksuz okuma, bol soluklu düşünme ile yazının sonunda fark edişim. Sığındığım kale olan kelimeler, yeter mi ki hissettiklerimi anlatmaya? Deneyeceğim yine de . Yazıyı okuma süremin ne kadar olduğunu bilmiyorum,belki yarım saat. Sıkılmadım, haz aldım, okudum, orgazm oldum. Karşılıksız seks dedim ben buna. Bitmesini istemedim ama bitti. Yazının bitmesinden, erken boşalmandan nefret ettim. Bu doyumsuzluk beni sürtük mü yapar? Sürtükten kastımın, beyin ve ruhsal arzularımın doyumsuzluğunu tatmin edememe olduğunu anlamayanları da rica etsem burada gönderir misin? Gerçi senin yazını bitirmeyi başarmış ve hala burda kalan kimsenin, beni anlamama ihtimalini düşünmüyorum. Senin gibi söylediklerimin, hangi anlamlar çıkarılabileceği ihtimallerini hesaplayamam, zaten pekte umrum da değil , ben sadece yazıyorum.

    Tespit kasmak istiyorum şuan yada tespit etmek. Çünkü yazdığımın hangisi olduğunu sen söyleyeceksin bana. İnsanların senden korkmasının, senden çekinmesinin nedeni düşündüm, kendimi de ele alarak. Bunun nedeninin, seni anlayamamaları olduğu kanısına vardım. Fazla geliyorsun çünkü insanlara. Misalle düşüncemi ifade etmek daha doğru olur gibi. Bin yıl öncesin de yaşayan barbar bir kabilenin, muazzam büyüklükte bir yapıyla karşılaştığını düşünün. Bu kabile, anlamlandıramadığı bu yapıdan korkacaktır elbette. Sonra, tepkileri ne olacak ki? Ya ona tapacaklar yada onu yok etmeye çalışacaklar. Ben de diyiyorum ki; evet Halil muazzam bir yapı ama ona tapmakta, onu yok etmekte haksızlık(tapmak ona, yok etmek bize). Eğer Halil’i anlamaya çalışırsanız, bu yapının ona tapmanız yada ondan korkmanız için olmadığını; aksine sizi yükseltmek, yüceltmek,size kazandırmak ve farkındalık katmak için olduğunu anlayacaksınız(tabi ki sizde o ışık var ise). Sanırımın benim yorumum da biraz dağınık oldu galiba. Sebebi ise çok geç kaldım sana, çok şey var okuyacağım ve yazacağım.

  • Bu yazıyı okurken annelerin senede iki kez yaptığı yaz ve kış temizliği aklıma geldi. Heryer toplu ve bakıldığında pekte kir toz görünmesede anne temizliğe kalkışalı daha bir saat olmamasına rağmen yastık yorgan perde halı baza bir bakmışsın ev aşmış başını gidiyor, her yer kir toz içinde… Ne zaman toplayacak, ne zaman temizleyecek ve nereden başlayacak daha doğrusu bu kadın ne yağıyor yahu dediğim zamanlar…. Kendi evim olduğunda , anne oldup bulduğum cevaplar….

    Aslında insanlarda böyle. Arada bir yaz kış temizliği lazım. Beynimize, evimize, cevremize kısaca merkezden dışarıya doğru… Temizliğe girişmeden anlayamıyorsun ne kadar kirlendiğini, ne kadar dağıldığını… Ve dağıtmadan toparlanamıyorsun… Güzel olanıda bu. Ne kadar yorulursan yorul, ne kadar vakit hararsan harca; herşey bittiğinde kahveni alıp koltuğunda yudumlarken oh be diyorsun. Ortalık MİS Mis!!!

    … Git
    … Git
    … Git
    …Git
    Aslında bu metni okuyanların çoğu bir yerlerde kendisi için yazılmış olan “git” i aldırış etmeden metnin sonu nereye gidiyor diye okumuş gibi. Parantez içinde söulüyorum, Anlamak için değil(!) 5 dk sonrasından haberdar olmayan insanoğlu, bence buralarda vakit harçama çünkü senin amacın anlamak değil…
    Devamıda var, sonra:)

  • Ve sonrası;
    Yazmaktan cok konuşmayı sevdiğini söylüyor bense tam tersi… Kalemim cümlelerimden daha kuvvetli…
    Aslında mesele hissedebilmekk. İster konuş ister yaz ister oku… Okurken hissedebiliyorsan kendi sesin susuyor o seninle konusuyor aslında, zihninde harfler kelimeler değil jestleri ve mimikleri canlanıyor.
    Birisyle tanıştığımda da ne kadar onu tanıdığım ne kadar anladığımla değil ne kadar onu hissedebildiğime bakıyorum…
    Zira anladığını anlaşıldığını sanıp ortalıkta her boku biliyormuş gibi dolaşan çok…
    Ve ben iyiki sizi anlıyor anlıyorda iyi ki hisetmiyorum, diyorum o fazlalık içi boş kalabalığa…

  • Abi bakis acimi degistirdin sanki yada banami oyle geliyor.

  • Okurken canım acıdı, içim yandı, bir yandan da yalnız değilmişim dedim.. Hayatı erken öğrendim, insanları erken tanıdım, gerçekleri erken gördüm. Kendi yaşam süzgecim, diğer insanlardan önce oluştu. Bazen bir kadın rahmine benzetirim kendimi. Sperm gibi, hayatıma giren insanlar fazladır. Dayanabilip o en sona gidenler ise az. Az ve özel. Binlerce sperm arasından, bir tek benim ana rahmine düşmem gibi, benim gibi özel. İşte onlar hayatımın merkezi olan insanlar.. (ulan yazıma mı yorum yaptı kendini mi övdün diyorsan, ki bence asla demezsin, lütfen burayı terk et)
    .
    .
    .
    Ben buradayım. Seni hiç görmeden, nefesini hiç hissetmeden, sana hiç dokunmadan seni tanıdım. Hayatımın merkezine hoş geldin, özel sperm…

  • Rak Benadam
    1 sene ago

    Merhaba , Uzun suredir takibinizde olan yayinlarinizdan cogu zamann keyif alan sıradan bir izleyiciyim.
    Bir yorum da benden olsun istedim …
    Sagopa Kajmer duymus yada dinlemiş olabilirsin onun sarkısından bir alıntı yapalım
    “Akıttığım ter karşılığı hakettim alkışı”
    Umarim bu sözü kendin için söyler hak edersin …
    Geçmiş bir köşeye konmuş bir yola çıkmışın. Ne çıktığın ilk yol Nede son yol olacak ama bir dakika bu yol farklı bir yol, sıradisi bir yol , birazda esrarengiz sonu kalan ömrüm diye sınırlandırılmış bu yol onceki yürüdüğün yollara benzemiyor. Her yol gibi engelleri var fakat engelleri mi ? Hiç tanıdık değil tahmin ettiğinden daha büyük engelleri gördükçe dostlarını bu yolda yürüdükçe hayatını anlayacaksın , bu yol senin cemberin seni koruyup kollayan ailen arkadasların dostların sevenlerin umarım KALAN ÖMRÜNDE beraber yürür bu yolda…

  • sirop ju
    1 sene ago

    Kuyruğu sayesinde saatte 4 mm yol alan küçük afacanlar. ( Tüm detayları anlatmadan yorum yapan, başlamadan ayrılalım burada. Her şeyi düşünemezler anlatmalıyım onlara )

    Kimi zaman doğal olmayan yollarla denize karışan saf proteinler (Buldum diyip burada da anladığını sananları gönderelim )
    ~• ~• ~• ~• ~• ~• ~• ~•

    İki yüz milyonda bir ihtimalin cesur yürekleri, bir de amacı dışı kullanılıp israf edilenler. (Nerde çokluk orada…diyenleri de buradan öteye alalım)

    Malum kalabalık arttıkça bilimsel olarak zevk artar. Başka yollardan da gelinebilir ama en tatminkarı sevişmeden sonra varılacak bir rahmi olan kalabalık bir yarışın verdiği dağınıklık. (Ne anlatıyor bu or.. diyenleri de burada uğurlayalım sevişerek evlendik masumiyetinde kalanlar anladı zaten)
    ,
    ,
    ,
    Burdayım ( Virgül ! çünkü bitirmek istemediğim şeyler var. Nokta koyup bitirmiş olanlarda burada gidebilir)

  • Fidan Yağmur
    1 sene ago

    Tilkilerin İç Dünyasında Çıkardığın O Çatışmada Tilki Bir Kazandı Sen İki. Anahtar kelimen mi ? ‘Asla Yarım Bırakma’ Onu da Bildiğimi Biliyorsun. İlişkilerinde Yaptığın Ani Çıkışlar Sahi Ne Kadar da Önder Bir Adam Diyorum Hissedebiliyor musun ? Çoğunluk Kendini Karşısındakine Nasıl Dayatacağını Bilen Güçlü Adamı Dinlemeye Hazır Ve Sen Hiç Susmuyorsun. Değişik Bir Düzenek Kullanıyorsun Ve Seni Çekici Kılan Şey Bu Olduğu Halde Aşık Olanlar Sadece Zeki Olduğunu Düşünüyor, Bu Kadar Basit Değil Bu Yazıyı Okumaya Başlarken; Sahi Yazı Bitmeden Terkedenler Var mı Dedim ! Güldüm. Varsa Gerizekalı Onlar Çünkü Hep Yarım Kaldılar. Elimi Tutup, Herşeye Rağmen Sevebilen Ve Bana Her Konuda Suç Ortağı Olacak Olan Dişi Kalsın Diyorsun.. Ama Sende Sevmeyi Bilmiyorsun. Bence Sen Gel Bana Düşüncelerini Anlat Bende Sana Sevmeyi…

  • hulyaaunall
    1 sene ago

    Bu yazıyı bir çok kez okumuş olmama rağmen özellikle altına yorum yazmadım.

    Taki bu güne kadar..

    Çünkü bana göre kalan ömrüne geçiş yaptığında bu yazının altına yorum yapmış olmak çok daha yazının amacıyla örtüşmüş olacaktı.

    Birde iyi ki böyle düşünmüşüm ilk ömrünün son zamanlarında olan gelişmeler yazının besleneceği bir kaynağı daha ortaya çıkartmış ki; yazının taslağı zihnime akmaya başladığında fark ettim bunu.

    Her bıdı da bir hayır vardır diyelim : ) ve start verelim..

    Ne kadar da ana rahmi özelliklerine sahip bir yazar ve yazı…

    Önüne gelen her spermi içine kabul etmeyen seçici ve aynı zamanda korunma yöntemlerini bilen bilinçli bir anne adayı gibi..

    Böyle düşünen gitsin, şunu anlamayan gitsin, bunu benimsemeyen gitsin, hissetmeyen, sindiremeyen, farkındasız olan, okumayı bilmeyen, okuduğunu anlamayan, AMK’yı hakaret küfür olarak algılayan o,bu, şu, onlar, bunlar, şunlar vs vs gitsin diye bulunduğun serzenişler beni bile isyana yöneltti..

    ANLAMIYORMUSUNUZ SİZE SÖYLÜYOR diye bağırmak geldi içimden : )

    Ceren’in söylediği gibi rahime düşmek bir sperme özellik katıyor tabi ki; ama maharet sadece rahime düşmek değil o özelliği doğduktan sonrada devam ettirmek olmalı değil mi ?..

    Marifet rahme düşmek olsa neden yayınlarda “klozete düşeceğine güzelim annenin rahmine düşmüşsün diye” bir betimleme doğsunki?

    Demem o ki özel sperm olmanın hakkını vermeyeceksen o rahimede düşmeyeceksin arkadaş.. Kendini bileceksin hakkını veremeyeceksen öle düştüğün yeri toprak diyip geçmeyeceksin tanıyacaksın…

    Kime diyorum ki “ hakkını bilse düşermiydi sanki” : )

    Neyse bu konuya yeterince değindik; bu yazının sonuna çıkan ve doğduktan sonra özel olma özelliğini kaybetmemiş olanlaradır bu söyleyeceklerim.

    Eğer yazının sonuna kadar çıkmışlarsa bu demek oluyor ki? Sen onların beynine boşalmışsın.. WTF!

    Kendi yöntemlerinle ayrıştırmış olduğun bu yumurtaları dölleyerek kendi genetik özelliklerine sahip, bir bölümü sana da ait kromozomlardan oluşan kıvrımların babası oluyorsun : ) (birde babalık karakterine daha ulaşamadım dersin : ) )

    Huhhhh…

    Bu kadar çocuğa sahip olmak ister miydin? deseler muhtemelen ben aile planlamasını destekliyorum derdin : )

    Ama şuan nur topu gibi birçok kıvrımın kimliklerinde senin ismin yazıyor : )

    Tamda şuanda bir söz geldi aklıma “kıvrıma sormuşlar neden bu kadar eğrisin diye;benim babam ünlü gibi birşey Halil Kılıç” demiş : )

    Bu kız jinekolog yada ürolog mu diyenler gitsin..Evcilleşmiş diyenler kalsın muhtemelen onlar bir tilki yada tilki adayı : )

    “Elimi tutup, her şeye rağmen sevebilen ve bana her konuda suç ortağı olacak olan dişi kalsın sadece!
    (Vay amk, karı meraklısı çıktı bu da! -Erkek değil misiniz hepiniz aynısınız diyenlerde burada gidiyor.)
    (Karı mı? Çok iğrenç, o kadar yazmış ama sonunda sıçmış diyenlere de burada güle güle)”

    Yukarıda senin yazdıklarından serbest çağrışımla şu mantıkla yaklaşan kişileri de kendi yorumumdan göndermek isterim.. Sosyal hayatta bu kız güldü verecek diye düşünenler, bu yazıda da birçok gülücük emojisi nedeniyle bu kız kendi kendine güldü o zaman mastürbasyon yapacak düz mantığıyla düşünenlerdendir bence 😕

    İşte bu nedenle bu yorumdan defolup gitsinler!..

    Ah ahh .. siz geri zekalılar da olmasa bu yazı nasıl çıkardı. Üzgünüm bu yazıda da mahpus talihinize yenildiniz yine malzeme oldunuz : )

    Haylaz taraflarımın çok ortaya çıktığı bir yazı oldu hemen kendisini uyarıp kendimi ciddiyete davet edip yazıma devam ediyorum..

    Hayatta her şeyin bir kalanı olabilir, yemek gibi, film gibi, kitap gibi, sigara gibi vs vs..Bunların hepsinin sonunu istersek kendimiz belirleyebiliriz içerek, yiyerek, izleyerek, okuyarak..

    Ama kalan ömür öylemi ? Yaşamadan bilemiyoruz…

    Büyüklerimiz hep derler; “keşke genç olsaydım ama bugünkü aklımda bende olsaydı “diye hatırlarsınız duymuşluğunuz da vardır. Hatta bizimde içimizden geçirmişliğimiz vardır zaman zaman..

    Bu durumu senin için değerlendirecek olursak elimizdeki veriler;
    Gençlik : var
    Yeni bir başlangıç : var
    Akıl : fazlasıyla var
    Enerji : fazlasıyla var bitmeyen powerbank gibi
    Tecrübe : fazlasıyla var daha ne kadar olsun

    O zaman ne bekliyorsun ?

    Puzzle’ın son parçalarını en kısa sürede yerleştir ki; kalan ömrüm dediğinden daha fazla eksilmeden mahzendeki şarap şişesini şöminenin üzerindeki kadehle buluştur.

    Vee yudumla…

    İlk yudumla birlikte tüm açlıklarının doymaya başladığını hisset biran önce.

    to be continued

  • Burdayım demeyecegim, burada kalacagım diyecegim ben 🙂 “Ah Periscope evi bu derin bir tutku” :))
    Yorum yapmaya kıyamadıgım yazılarından biri de “Kalan Ömrüm!” olmuştu şuana kadar.Bazı yazıların beni öyle bir dagıtıyor ki.. Dagıttıgını düşündügüm o yazın diger gün beni kendime getiren yazın oluveriyor.
    Ne açmışım sevgiye, huzura, ömrümün ben de kalmasına. Ne açmışımı ben açlıktan ölüyormuşum da haberim yokmuş.
    21 gün kuralım oldun, yanlış anlaşılmasın alışkanlık degil tam bir ihtiyaç bu..
    Ütopyanı çok seviyorum..

  • Nefesim kesilinceye kadar yüzdüğüm hayat havuzunda, soluklanmam gerekti zamanlarda kendiğimi bulduğum yer… Sanki küçükken annemin otur soluklan biraz dediği anlar gibi… Sanki yola babamın omzunda devam ettiğim zamanlar gibi… Sanki babaannemin atletimin içine mendili tıkıitırması gibi… Sanki…. Şuan tarif edemediğim duygular…

    Bugün yine öyle bir gün bilmem kaç kez gezdim bu blogları… Kaç kez soluklandım… Kaç kez yüklendi ağırlığımı… Kaç kez terimi sildi…. Ve daha fazlası…

    Ve ben kaç kez daha yorumlayacağım acaba… Dönüp dolaşıp; harflere değil, yüreğime dokunup…

    Bugün biraz farklı ötekilerden… Çünkü kaybettiğim parçamı buldum… Boğazımda özlemli bir düğüm varken, hayat rehberimi kurcalıyorum… Kurcalarken de seni buluyorum, bu hikayeyi buluyorum. Meğer yıllar önceden Sevgili Dostum X; paragraflarının arasına seni gizlemiş… Tanıştıkça anlamlandırıyorum…

    Bu adam yine ne diyor dediklerim şimdi anlam buluyor… Zamanı gelince, ilmek ilmek fısıldayacağım yüreğine… Çünkü o konuşmaz, fısıldardı…

  • ”Akıllı olan kendi aklını, daha akıllı olan diğerlerinin de aklını kullanır! der bilgeler.”

    Derler ki ; bir insanı fark edebilmek için 1 dakika , hakkında fikir yürütebilmek için 1 saat yeterlidir. Seni fark edebilmem 1 yılımı,fikir yürütebilmem ise 1 saatimi aldı. Keşkelerime yenildiğim , sonrasında ise ne kadar geç kalınmış olsa da uyanmam için bu süreyi tüketmem gerekiyormuş demek ki dediğim dakikalar bütünü .. Şu anlarımda keşkelerimi ardımda bırakıp iykilerimle yola çıkmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum.

    Aklımın bana yeterli olacağını düşündüğüm , kimseye ihtiyacımın olmadığını hissettiğim; saçma sapan fikirler ve yargıları ile karşıma dikilen insanların yanımda fikir üretmelerini , o kahrolası cehennemin en derinliklerine göndermek istediğim egolarının beni bu duruma sürüklediğini düşündüğüm anlarda karşıma çıktığın için minnettarım. Bana bir yol daha gösterdin. Aslında ne kadar da az şey biliyormuşum. Farkında değilmişim. Cahillik denizinde boğulmak üzereyken nefes almam için bana şnorkel gönderdin ve ben yüzeye çıkmayı sabırsızlıkla bekliyorum 🙂 …

    Aklını sömürdüğüm ve seni kullandığım için özür dilemeyeceğim 🙂

    Aşkın da 3 cemresi vardır derler ;
    Önce göze , sonra gönüle en son da ruha düşermiş .

    Halil Kılıç’ın da 3 cemresi var 🙂
    Önce zihne boşalıyor , aydınlanıyorsun
    Sonra gönle giriyor , farkında olmaya başlıyorsun ,
    En son ruha düşüyor , içselleştiriyorsun vazgeçilmezin oluyor.

    Kendime yeniden bir şans verdim seni fark ettiğimde. Kusurlarıma bakanlara kusurlarınıza bakın diyeceğim artık ! Ne diyor bir şarkı sözü ” Kâr mı dünyada bin yıl yaşansa? ” ve ne diyor samimi yazar ” 30 yılı öyle yaşadım, eğer varsa kalan 30 yılı bambaşka! ” 26 yılımı öylesine yaşadım, eğer varsa kalan 26 yılımı sizinle ..

  • Yusuf yaşin
    9 ay ago

    Yoruma kendimi överek başlamak istiyorum
    Empati kurma gücüm yüksektir
    Alakası varmı bilmem ama yazıyı okumaya başladığım ve bir şeylerin anlatıldığını düşündüğüm zaman durup sadece devamında ne yazdığını tahmin etmeye çalıştım bunu yapmamın sebebi sadece başı ile sonunun bir bağlantısı varmı acaba idi.
    Sonuca varmaya çalışmadan yazıyı bitirdim.
    Ve 2 sonuca vardım.
    Tabiri caiz ise ben kurt adamım.
    ( 2 farklı görüş okuma anlama ve yorumlama jenaratörüne sahibim gibi gibi )
    1. Sonuç şu idi
    Yazının sonu ve başı arasında konu bütünlüğü yok tamamen anlık denklemler ile yazılmış doğaçlama bir yazı
    2. Sonuçta ki görüşümda şu oldu yazıda ki herhangi bir cümle ile başka bir cümle arasında aynı anlam var aynı ruh var aynı görüş var hepsinin tek kişi tarafından yazıldığı çok belli
    Şimdi eşitir kısmına geçiyoruz
    Bu da
    İki sonucun birleşimi olan bir eşitlik kısmı
    Bu yazıyı yazan kişi
    Kendinin kişiliğinin, görüşlerinin, istediğinin ve istediği için ne yapması gerektiğini bilen bir düşünce denklemine sahip
    Şimdi de benim bu düşünür hakkında ki düşünce kısmım bu da tamamen kişisel olacak kimine göre bireysel ama bana göre
    Kimse benim umrumda değil benim için benim görüşüm önemlidir kısmı gibi gibi
    Öncelikle yazı çok gaza getirici yazıdaki tüm elemeleri geçtim çünkü hepsi önyargı ile alakalıydı ben at görüşlülük karşıtı biriyim o yüzden envanterim de önyargı yok elemeleri geçtim çok güzel peki yazar benim elemelerimden geçtimi benim için burası önemli evet geçti samimi olduğu için geçti saklamadığı için pat diye suratıma vurduğu için onun tabiriyle beynime boşaldığı için çünkü yazarın bunu yapabilmesi lazım içindekini suratına vurabilmesi yazarın tabiri ile boşalabilmesi gerek çünkü eğer başaramazsa tabiri caiz ise sex sonrası gerçekleşememiş orgazm sancısı gibi yazarın beynine beynine vuracaktır
    Toparlanma kısmı
    En öz görüşüm
    Yazarın ruh ikizim olduğunu düşündüm en azından şu an için ikimiz arasındaki gördüğüm ortak noktaları onun tabiri ile söylemek isterim
    İkimizde beyne boşalma yanlısıyız
    İkimizde öğretmeyi seviyoruz
    Düşünmeyi
    Düşlemeyi
    Denklem kurmayı
    Düzeneğimizin işlediğini görmekten haz alıyoruz
    Benim daha yazacak çok şeyim var ama tıpkı yazar gibi yazamayacağım
    Çünkü buna ömür yetermi bilmiyorum kavram kavramı doğuruyor ve hastanemizde yeterince küvez yok o yüzden tıpkı yazar gibi buraya devamı olan bir yorum bırakıyorum onun hayata bıraktığı bu kısa ama öz yorum gibi…

  • Ibrahim
    8 ay ago

    Ask acisi ceken biri gibi olursun ya bazen sadece.. Ve dinledigin Her duygusal parcada kendinden biseyler bulursun.. Sanki.. Sanki benim yasadiklarimi yasamis.. Sanki benim duygularimi anlatmis dersin Yaziyi okurken Tamda o duyguyu Tattirdi Bana Ve bisey ogrendim Sadece sarkilarda bulmuyormussun kendini anlatan cumleleri oanki duygularina bagli olarak.. Icimizdeki bastirilmis yada disari nasil cikicagini bilmedigi icin zihnimizde donguye maruz kalmis duygularin dile gelmesine vesile oldugun icin tesekkurler Halil KILIC

Trackbacks & Pings

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir