Kalan Ömüre Hazırlık

Bu yazıyı anlamak için önce Kalan Ömrüm yazısını okumanız gerekiyor.

Bazen bir kameranin gök yüzünden onca insanın arasından sadece beni çekiyormuş hissini tadıyorum. Gökyüzüne bakıp, evet evren beni izliyor ve başarabilirim diyorum.

Beyin ve duygu orgazmının iç içe olduğu bu anı kayıt edebilsem, bağımlı bir şekilde orgazmkolik açlığı ile sürekli o kaydı başa alıp tekrar tekrar tadardım…

Ve o hissettiklerimi hisseden herkesin peşimden gelmesini sağlardım.

Peşimden gelip bana yetiş ve yanımda yürümeye başla…

Arkamdan yürüyenlere değil, yanımda yürüyeceklere ihtiyacım var…

Sadece egoistler arkalarına dönüp bakar. Dünya da kalıcı izler bırakanlar ise yanlarına ve ileriye bakarlar…

“Kalan Ömrüm” yazısını yazdığımda eğer varsa kalan 30 yılı nasıl şekillendirebileceğim hakkında bir çok fikrim vardı. Az önce sevişmiş saç dağınıklığı gibi dağıtmıştım her şeyi. Ellerimle düzeltme aşamasına geçmiştim.

Sonrasında kafamı usturaya vuracağım kimin aklına gelirdi ki…

Periscope sayesinde az önce sevişmiş saç dağınıklığı sürecine bambaşka bir aşama koydum. Ve usturaya vurulmuş kafa üzerinde yepyeni bir şekil yapmaya karar verdim. Hatta çıkacak saçlarımın şekillerine beraber karar verelim istedim…

Az önce sevişmiş saç dağınıklığı bitti, kafa ustura ile sıfıra getirildi.

Şu an her şey o kadar berrak ki…

Bazen gaza mı geliyorum diye soruyorum kendime. Bunu her zaman sorabilmem, farkındalıklarım için önemli bir test. Onu hiçbir zaman kaybetmemeliyim.

Ve köprüden önce ki son çıkış olduğunu düşünüyorum.

Yerleşeceğim şehir ile başlayacak olan bu serüvenin bir kaç ayı beni parktaki banka ya da şömine başına götürebilecek türden.

Tabiki de çıkmayan candan ümit kesilmez ama zaman, can çıkmadan canını bezdirebilir.

9 Şubat 2017 tarihinde 30 yaşına basacağım. Ve eğer varsa kalan 30’a hep beraber şahit olarak yaşayacağım…

 

 

8 Responses to “Kalan Ömüre Hazırlık

  • Sana karşılık beklemeden inananlardan ve yanında yürümekten memnun olanlardanım. Diyeceksin ne bekliyorsun şunu bilki beklediğim ya da ihtiyacım olan herşeyi veriyorsun. Seni bir ömür izlemek hatta torunlarına bile senin nereden nereye nasıl geldiğini azminı anlatıp örnek vermek isterim. İsteminin gereklilikleri anlatirim 🙂 Simdiden yolun açık olsun Allâh utandirmasin inşallah. Bu duam hepimiz için 😉 Yayında ve yayimda ; ) emeği geçen ve geçecek olan herkese şimdiden teşekkürler 🙂

  • Yine her kelimesi irdelenerek okunması gereken müthiş bir yazı.

  • Diyarbakırda ki MİNEDA!
    3 sene ago

    Her aşamanı görerek ve ilham alarak benimsemek çok güzel bir duygu. Kalan 30 yilinin önceki 30 yılından daha iyi olması dilegiyle..

  • siz sitede mi yatıp kalkıyorsunuz ilk yorumcular

  • Sana yetişmek geçen ömrüne bedelken , buna cabalak doğru ancak kalan diğer ihtimallerin hepsi tespit kasmaktir.

  • Kahraman
    2 sene ago

    Açıkça söylemek gerekirse, yazının orta bir yerin de postalanmak korkusuyla başlamıştım bu yazıyı okumaya. Ama okumanın verdiği rahatlıkla, kovulursam bile nerden bilecek? Amk düşüncesiyle başladım okumaya. İşin ilginç kısmına geliyorum. Okuduğum bu yazı boyunca yaptığım tek yorum; soluksuz okuma, bol soluklu düşünme ile yazının sonunda fark edişim. Sığındığım kale olan kelimeler, yeter mi ki hissettiklerimi anlatmaya? Deneyeceğim yine de . Yazıyı okuma süremin ne kadar olduğunu bilmiyorum,belki yarım saat. Sıkılmadım, haz aldım, okudum, orgazm oldum. Karşılıksız seks dedim ben buna. Bitmesini istemedim ama bitti. Yazının bitmesinden, erken boşalmandan nefret ettim. Bu doyumsuzluk beni sürtük mü yapar? Sürtükten kastımın, beyin ve ruhsal arzularımın doyumsuzluğunu tatmin edememe olduğunu anlamayanları da rica etsem burada gönderir misin? Gerçi senin yazını bitirmeyi başarmış ve hala burda kalan kimsenin, beni anlamama ihtimalini düşünmüyorum. Senin gibi söylediklerimin, hangi anlamlar çıkarılabileceği ihtimallerini hesaplayamam, zaten pekte umrum da değil , ben sadece yazıyorum.

    Tespit kasmak istiyorum şuan yada tespit etmek. Çünkü yazdığımın hangisi olduğunu sen söyleyeceksin bana. İnsanların senden korkmasının, senden çekinmesinin nedeni düşündüm, kendimi de ele alarak. Bunun nedeninin, seni anlayamamaları olduğu kanısına vardım. Fazla geliyorsun çünkü insanlara. Misalle düşüncemi ifade etmek daha doğru olur gibi. Bin yıl öncesin de yaşayan barbar bir kabilenin, muazzam büyüklükte bir yapıyla karşılaştığını düşünün. Bu kabile, anlamlandıramadığı bu yapıdan korkacaktır elbette. Sonra, tepkileri ne olacak ki? Ya ona tapacaklar yada onu yok etmeye çalışacaklar. Ben de diyiyorum ki; evet Halil muazzam bir yapı ama ona tapmakta, onu yok etmekte haksızlık(tapmak ona, yok etmek bize). Eğer Halil’i anlamaya çalışırsanız, bu yapının ona tapmanız yada ondan korkmanız için olmadığını; aksine sizi yükseltmek, yüceltmek,size kazandırmak ve farkındalık katmak için olduğunu anlayacaksınız(tabi ki sizde o ışık var ise). Sanırımın benim yorumum da biraz dağınık oldu galiba. Sebebi ise çok geç kaldım sana, çok şey var okuyacağım ve yazacağım.

    • Kahraman
      2 sene ago

      YazıYI düzeTlmek için worde yazmıştım çıkIp girince yanlış yere göndermişim burdan silerseniz sevinirim. Saygılarımla

  • Bana sorduğun soruların cevaplarını yine sende buluyorum
    Nes Halil Kılıç’ı neden izler?
    -ve o hissettiklerimi hissedebilen….
    Seninle aynı dilde değil hisleri. mle konuşuyorum ben. Görünen dünyadan farklı olarak, kelimelerin yetmediği, elle dokunulamayan, gözlle görülemeyen bir yer buluştuğumuz nokta…
    Herhangi bir amaç, bencillik yok…

    Önüm arkam sağım solum O’be olur mu bilemiyorum. Ama aynı yerde buluşacağımıza göre aynı yolu paylaşacağımız aşıkar…

    Saç dağınıklığı bitsede teninde yatağında kalmış kokusu bir iki saç teli olabilme ihtimali berraklaşan suya “hemen sevinme” der gibi…
    -Tabiki de çıkmayan candan ümit kesilmez ama zaman, can çıkmadan canını bezdirebilir.-
    Umarım bezmezsin…

    Varsa kalan 30 yılın için…

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: