Periscope Evi Nedir?

Gerçek zamanlı bir hikayeyi keşfetmeye hazır mısın?

9 Ağustos 2016

21 Aralık 2016

Bir sırt çantası ve bir şişme yatakla çıkılan yolla, gelinen nokta arasında geçen zamanı keşfedeceksin.

Hikayenin başını kaçırmış olsan da Periscope’ta geçmiş yayın kayıtlarım (100’den fazla) ya da YouTube kanalım‘da bulunan videolar sana gerçek zamanlı bu hikayenin anılarını/kanıtlarını sunacaktır.

Başlayalım mı?

30 yılımı öyle yaşadım, eğer varsa kalan 30 yılımı bambaşka diyerek çıktım yola.

Bir şişme yatak ve bir sırt çantasıyla…

Bomboş bir eve geçtim, yayın yaparken sesimin yankılandığı.

Evde bana ait hiçbir şey olmamalıydı. Ve her gece 23:00’dan sonra yaptığım yayınlarda bu gerçek zamanlı hikayeye dahil olmak isteyen insanların dokunuşları ile bir anı cenneti oluşmalıydı. Ama öylesine izleyenler bu eve dokunamazdı. Sarı çizmeli Mehmet Ağa’dan ne farkı kalırdı. Her dokunuşun sahibi ile beraber eve anlam katması lazımdı.

Evin her yerinde izleyicilere ait dokunuşlar ile anı cennetinde yaşamak.

Kirasından, tırnak makasına kadar her şeyin elinden ve içinden gelen izleyiciler tarafından karşılanmasını sağlamak.

Ve her odanın her duvarın bir stüdyo formatında hazırlanışına şahit olmak…

Eski yaşantımda kullandığım rendenin bir değeri olmazken, Periscope Evi’nde kullandığım rendenin çok büyük bir değeri var. Çünkü onu bana Orçun aldı…

Bazen Orçun’la beraber havuç rendeliyoruz 🙂

Evdeki her eşyanın dili var gibi.

“Kirleteceksem dokunmayacağım!” sözünü vererek her gün canlı yayınlarıma katılan insanların dokunuşları ve bağlantıları ile nasıl gelişeceğini bilmediğimiz gerçek zamanlı koca bir hikaye bu…

Ağustos 2016 tarihinden bu yana, yaşamsal ihtiyaçlarımı karşılamak için elinden ve içinden gelenleri yaparak hikayemi güçlendiren tüm dokunuş sahiplerinin gözlerine bakarak teşekkür ediyorum. Çünkü hissettiklerimi kelimelere dökerek anlatamıyorum…

6 aydır müzik yapmama rağmen melodilerini bugün duyduğun, bu dünya da hiç kimsenin çalmayı denemediği bir müzik çalıyorum.  

Ama bir sokak çalgıcısı gibi…

İsteyen dinletinin keyfini çıkarıyor. İsteyen gitar kutusuna (komodine) birkaç şey atıyor isteyen görmezden geliyor.

Sokak çalgıcısına karışmazken bizim hikayemizi kirletmeye çalışan çok oluyor.

Çünkü bunun koca bir girişimcilik hikayesini olduğunu anlamıyor ve televizyona tüküren nenelerimiz gibi amaçsızca saldırgan tepkilerini gösteriyor.

Sokak çalgıcısına karışılmayacağını bilmiyor…

30 yıllık hayatımda öğrendiğim en önemli şeylerin başında “insanlar tüm detayları kendileri düşünemez, anlat onlara” düşüncesi gelir.

Bir resime bakan ressamın fırça darbelerini görebilmesi ama bizim göremememiz gibi…

Periscope Evi projesinin tüm detaylarını anlatabilmek imkansız. Çünkü bugün canlı yayında hikayenin içine kimlerin dahil olacağını bilmiyoruz…

Ama kirletmelerine izin vermiyoruz…

Nasıl mı?

Gaza gelen birinin “bir odayı ben döşeyeceğim” teklifini reddediyorum. Çünkü hikaye bunu gerektiriyor. Çok fazla insanın dokunuşu. Yoksa çek krediyi döşe evi!

Madem döşemeye çok istekli, döşeme tutarını komodine atar 🙂 Ama oyunu bozmasına izin yok.

Sadece bu kadar mı? Hayır tabiki de…

Siz bir şey satın almıyorsunuz. Ya da büyük bir dokunuş yaptınız diye bizi isteklerimiz dışında yönlendiremiyorsunuz. Bu sebeple “bunu yaparsan, bunu yaparım” ya da “bunu yaptım, sende şunu yapmalısın” teklifleriniz ilgimizi çekmiyor. Sizin yaptıklarınıza karşın, benim/bizim jestlerimiz olabilir. Ya da vefalı davranmamız gereken anlar. Ama bunların hepsinin kararı bize aittir.

Amacımız koca bir farkındalık yaratmak! 

Ve kafası yüreği güzel insanların toplandığı bir topluluk oluşturarak kendi imkanlarımız dahilinde bir çok sosyal sorumluluk projesini tamamlamak. 

Mesela şu an 3000 ile 5000 tane çocuk kitabı topluyoruz. Bu kitapları beni her gece izleyen, köy okullarında öğretmenlik yapan izleyicilerim aracılığı ile onların okullarına vermeye hazırlanıyoruz.

Belli mi olur, belki ilerde bu topluluk koca bir vakıfa dönüşür. Bugün geleceğine dokunduğumuz gençler, yeni nesillerin geleceğine dokunur.

Gerçek zamanlı gelişen ve dokundukça büyüyen bu proje duygu orgazmı yaşatacak bir güçte. 

Ben sokak müziğimi çalacağım ve melodilerime ayak uydurabilecek kafası, yüreği güzel olan tüm çalgıcıların benimle çalması için çalışacağım…

İnsanların dinlemekten keyif alacağı bir şarkı yazacağım…

Ve bu dünyadaki oluşan her şeyin en başta bir hayal, fikir, düşünce olduğunu ve zamanla, sabırla gerçekleşebileceğini asla unutmayacağım…

Eğer becerebilirsem, sosyal medyanın tabiri ile hayaller-gerçekler akımında yok olmaz isem yardımlaşmanın yepyeni bir modelini bu dünyaya miras olarak bırakacağım. Ve bunu şu an yazmaya çalıştığım bir kitap ile başlatacağım…

Adam yolunu bulmuş, milleti kazıklıyor gibi sözlere vaktim yok!

Bir şeyleri başarıp, doğru zaman geldiğinde hepsine itina ile kapak yapacağımız günler gelecektir.

Kısacası, eğer varsa bomboş bir 30 yıl hazırladım. 16 ay önce böyle bir yola çıkacağım aklımda değildi.

Şimdi ise akıl odalarımda onca senaryo varken, hangisinin gerçekleşeceğini bilmemenin hazzı var.

Dedim ya, bir hikaye yaratıyorum. Bir film gibi…

Bittiğinde hepimizin oynadığı gerçek bir film…

Yanlışlar yapabilirim ama asla ölümcül olmalarına izin vermeyeceğim.

Hikayeyi keşfettikten sonra 0544 932 35 35 numarasını arayarak (o an yayın yapıyor isem) canlı yayına konuk olabilir ve aklında oluşan tüm soruları sorabilirsin.

Eleştiri ve Öneri için mail adresi: periscopeevi@gmail.com

Bu yazının yayımlandığı tarih 21 Aralık!

Kuzey yarım kürenin en uzun gecesinde, projenin başlamadığı zamanlarda yazılmış olan (Mayıs ayında) Periscope Evi’nin tanıtım yazısı güncellendi.

Önemli Uyarı: Gerçek zamanlı bir hikaye olduğundan dolayı ilerlediğimiz yol haritası önümüze çıkan seçeneklere göre kurgulanmaktadır.

Diğer Kaynaklar:

Periscope Evi’nin Geçmiş Tarihli Tanıtım Yazısı

Periscope Evi’nin Tanımları

Neden Bu Projeye Başladık

Evin Öncelikli İhtiyaç Listesi

Kimler, Ne Dokunuş Yaptı

Sosyal Sorumluluk

Basında Ben